Blog

Yeniliklerden Haberdar Olun

4-boyutlu-ultrason.jpg
07/Ağu/2018

4D Ultrason  Hakkında Merak Edilenler

Ebeveynlerin, hamilelik sürecinde bebekleri için endişelendikleri ve onların iyi olduklarını bilmeleri her birey için değişmeyen bir süreçtir. Gelişen teknoloji ile artık anne karnındaki bebeğin sağlığı hakkında bilgi sahibi olmak ve bebeğin her türlü gelişim sürecini kontrol altında tutmak artık mümkündür. Çok eskilere gidildiğinde gebelikte sadece elle muayene var iken, teknolojinin de gelişimiyle beraber ultrason cihazları ortaya çıkmış ve yaygınlaşmıştır. Hatta ultrason cihazlarının bile çeşitleri çıkmıştır.

Ultrason Nedir?

Cisimlerin titreşimi sonucunda Ses meydana gelmektedir. Kulağınızın duyacağından daha fazla yüksek frekanslı sese ultrason denmektedir. Yani insanların işitebileceği ses frekansı üstündeki akustik dalgalar ultrasonik dalgalar olarak adlandırılır. Meydana gelen ultrasonuik dalgalar incelenerek istenen yapıya yani vücuda yada organa gönderilir. Böylelikle iç yapı ile ilgili her farklı ortamdan veya yapıdan farklı yansımalar olacağından dolayı elde edilen görüntüler ayırt edilebilir.

Tıpta en fazla kullanımı kadın doğum hastalıklarında görülmektedir. Gebelik yani hamilelik dönemlerinde bu cihaz bebek hakkında bilgi sahibi olamamıza ve  sağlığının ne yönde ilerlediği hakkında bizlere yol göstermektedir. Bebeğini görmekten heyecan duyan aileler unutmamalıdır ki  bu cihazlarında kullanılması ve kullanılmaması gereken zamanlar ve dönemler bulunmaktadır. Doktorların ultrasonu neden ve ne zaman kullandıkları konusunda sorgulama yapmadan hekime güvenilmeli ve yapılan işlemin uygunluğunu hekime bırakmalıdır.Ultrason çeşitleri zamanla 2 boyutlu, 3 boyutlu ve 4 boyutlu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ultrason çeşitlerini inceleyecek olursak;

Ultrason Çeşitleri ve Farkları?

Tüm ultrasonlarda bebeğinizin rahmindeki görüntüsünü oluşturmak için ses dalgalarını kullanır:

*2 boyutlu ultrason, bebeğinizin kesitsel bir görünümünü oluşturur. Yani zaman zaman ve dönem dönem bebeğinizin görüntülerini görmeniz durumudur.

*3 boyutlu ultrasonda, birçok 2 boyutlu görüntü çeşitli açılardan alınır ve üç boyutlu bir görüntü oluşturmak için bir araya getirilir. Bu, tipik bir fotoğrafta gördüğünüz şeylere benzemktedir.

*4 boyutlu ultrason, 3 boyutlu ultrasona benzer, ancak hareketi gösterir, böylece bebeğinizin tekmelediğini veya gözlerini açıp kapatabildiğini görebilirsiniz.
Öyleyse bunu yapabilmemiz için neden her zaman 4-D yani 4 Boyutlu ultrason kullanmıyoruz? Basitçe bahsedicek olursak, 2 boyutlu ultrasonlar genellikle daha verimlidir. Bebeğinizin nasıl geliştiğini değerlendirmek için genellikle 3 boyutlu ultrasona ihtiyacımız yoktur. 3-D bebeğinizin dışına güzel bir resim verebilirken, 4-D ultrason gerçekten uzmanlar tarafından bebeğinizin gelişiminde ve büyümesinde anormallikler aramak için geliştirilmiş bir standarttır.

Bununla birlikte, 3-D ve 4-D ultrasonlarda, yarık dudak gibi hastalıklara bakılabilmektedir. Bu  gibi hastalıklara 2-D ultrasonlarda görmek ve söz etmek zordur. Bazı anormallikleri değerlendirmek için önemli araç olan 4D ultrasonlar gebeliğin belli döneminde kullanılır. Ebeveynlere anormalliği açıklamamız gerektiğinde de yardımcı olurlar. Doktorlar ve sonograflar bunu bir 2 boyutlu görüntüde kolayca tanıyabilirken, ebeveynler 3 boyutlu görüntüde anormalliği daha iyi görselleştirebilirler.

Bebeğiniz İçin Ultarasonlar Güvenli Midir?

Bebeği imajlamak için kullanılan ultrason dalgaları, bebeği ısı biçiminde enerjiye maruz bırakır. Bazı durumlarda, ısı doğum kusurlarına yol açabilmektedir. Bu yüzden bazı ultrason cihazları kullanılırken prensipte kalıyoruz: makul olarak mümkün olduğu kadar düşük. Bu, ultrason makinesindeki ayarlara dikkat etmemiz gerektiği için gerekli olduğu kadar düşük bir güç olarak kullanıyoruz ve görüntüleri elde etmek için gereken süreyi sınırlıyoruz, böylece gelişmekte olan bebeği mümkün olan en az enerji miktarına maruz bırakıyoruz.

Amerikan İlaç Enstitüsü’nün açıklamasında: “Mevcut diagnostik ultrason cihazlarının maruz kaldığı hastalıklar üzerinde onaylanmış biyolojik etkileri olmamasına rağmen, bu tür biyolojik etkilerin olabileceği ihtimali var ve gelecekte tanımlanmış. Bu nedenle ultrason, hastaya tıbbi fayda sağlamak için ihtiyatlı bir şekilde kullanılmalıdır ”  diyerek gereksiz ultrason kullanımına vurgu yapmıştır. Hamileliğin yönetilmesine yardımcı olmak ve gelişmekte olan fetus hakkında bilgi toplamak için ultrason ile bakıldığında, kullanımı hakkında endişeleriniz olmamalıdır.

Ultrason İle İlgili Endişeler

Kırk haftayı, bebeğinizi görmek için beklemek için bir ömür gibi hissedebilirsiniz. 3-D ve 4-D ultrasonları, küçük bir parçanın iyice küçük bir görüntüsünü almak için mükemmel bir çözüm gibi görünebilir. Bu ültrasonlar da minicik olan o görüntülerden birini gördükten sonra, ebeveynlerin “Ah, büyükbabasının burnuna benzediğini” veya “doğduğunda kız kardeşime benziyecek” dediğini duydum.

Ultrasonları Gerçekleştiren Kişinin Nitelikleri

Bir uzman hekim veya doktorun dışında 3-D veya 4-D ultrasona girmek durumunda kalırsanız, ultrasonu gerçekleştiren kişi, bebeğinizin sağlığını değerlendirmek yerine sizin için iyi bir fotoğraf ve video çekmeye odaklanır. Buda bebeğinizin durumunu riske atmakla beraber ona zarar verebilir. Bilinçsiz yapılan her işlemde olduğu gibi bu işlemde de konusunda uzman hekim tarafından ultrason görüntülerine bakılmalıdır. Aksi halde ultrason görüntülerinde rahatsızlık yaratan bir şey veya durum görürlerse, size bilgi, destek veya takip sunmaya hazır olan bir doktor ve ekibi bulamayabilirsiniz. Bu durumlarda, başka bir ultrason için doktora gitmeniz gerekebilir. Bu gereksiz kaygı ve endişeye neden olabilir.

Bilinçsiz yapılan ultrasonlarda ayrıca yanlış bir komplikasyon ile sonuçlanması muhtemeldir. Bazı kadınlar, sağlıklı bir gelişmenin kanıtı olarak hoş bir fotoğrafı yorumlar. Ultrason değerlendiren kişi eğitimli bir tıp uzmanı değilse, bebekle veya plasenta ve göbek bağı gibi diğer yapılarla ilgili doğru olmayan bir şey fark etme becerisine sahip olmayabilir. Bu sebeple ultrason küçümsenmeyecek kadar önemli bir görüntüleme yöntemdir.

4D Ultrasonlar

Hamileliğinizin kesinliğine karar verildikten yani çeşitli test ve taramalar yapıldıktan sonra yapılması bazılarının zorunlu olduğu birkaç test ve görüntüleme işlemi daha vardır.  Bu görüntüleme işlemlerinden biride 4D tarama testi yani 4 boyutlu ultrasondur. Yapılması zorunlu olmayan bu görüntüleme yöntemini yaptırmakta fayda vardır.

Bir 4D ultrasonlarda, bebeğinizin hareketli bir görüntüsünü rahminizde yeniden üretmenin bir diğer yoludur. 4D ultrasonlar, bu hareketli görüntüyü oluşturmak için ses dalgalarını kullanır. 3D ultrasında, bebeğinizin üç boyutlu görüntüsünü görebilirsiniz ancak bir 4d ultrasonlarda, bu deneyimi bir sonraki seviyeye taşımaktadır. Canlı bir video izlemeye benzeyen 4boyutlu ultrasonlar ebeveynlerede izlerken keyif verir. Bu teknoloji sayesinde, bebeğinizin o andaki ana rahminde neler yaptığını ve tüm hareketlerini görebilirsiniz ve hatta bebeğinizin belli bir zamanda yada anda esnediğini yada gülümsediğine tanık bile olabilirsiniz.

4D Ultrason Testi Nasıl Yapılır?

4D ultrason, hamilelik sırasında diğer ultrason prosedürlerine çok benzer bir şekilde yapılır.

  • Muayene masanıza sırt üstü uzanmanız istenecektir.
  • Tıbbi teknisyen tarafından karnınıza özel bir jel uygulanacaktır.
  • Bu ses dalgalarının taşınmasına yardımcı olacaktır.
  • Teknisyen daha sonra göbeğinizde bir prob yardımı ile gezecek ve iyi bir görüntü elde etmek için dairesel hareketlerle hareket ettirecektir.

4D Ultrason Nasıl Çalışır?

4D ultrason, bebeğinizin görüntüsünü rahim içinden nasıl oluşturmaya yardımcı olur:

  • Dönüştürücü olarak bilinen bir cihaz, karnınız boyunca hareket ettirilir.
  • Bu ses dalgalarını karnınız üzerinden ve uterusunuz aracılığıyla gönderecektir.
  • Bu ses dalgaları bebeğinizi yankılar şeklinde sarar.
  • Monitör bu eko mesajlarını alıp ekrana çevirir.
  • Bebeğiniz hareket ettikçe ve hareketlere başladığı için, ultrason ekranında görüntüleri görebileceksiniz.

Sonuçlar: 4D ultrasonu ile görüntü almaya devam ederken, doktorunuz bebeğinizi ekranda görmenize yardımcı olacaktır. Bu, bebeğinizin ne yaptığını bilmenizi sağlayacaktır.

4D ultrasonlarda alacağınız sonuçların şekli doktorunuza ve tıbbi prosedürlere bağlı olarak değişebilir. Bazı sonuçlar bir resim şeklinde verilirken, bazı doktorlar size uygun bir 4D filmi dağıtabilirler.

Bir 4D Ultrason Ne Zaman Yapılır?

Bazıları bunu 27-24. Haftalar arasında yapılmasını önerirken, diğerleri bunu 26 ila 30 hafta arasında yapılmasını önerebilir. 19-24. Gebelik haftalarından itibaren bebeğinizin cinsiyetinin bu taramalar yoluyla belirlenebileceğini unutmamak gerekir.  Bu testi güvenli bir şekilde ne zaman yapabileceğinizi bilmek için doktorunuzla bir kelime yazınız.

4D ultrason izmir, 4D ultrason fiyatı izmir, 4D ultrason alsancak,
4-D ultrasonların fiyatlarına bakılacak olursa, illere ve  hatta ilçelere göre bile değişiklik göstermektedir.

4D Ultrason Fiyatı

4-D ultrasonların fiyatlarına bakılacak olursa, illere ve  hatta ilçelere göre bile değişiklik göstermektedir. 4 boyutlu ultrason fiyatları İzmir iline göre bakılacak olursak kesin bir fiyat vermek doğru olmaz. Çünkü her hastanenin, polikliniklerin ve tıp merkezlerinin fiyatı  bu görüntüleme yöntemi için değişiklik göstermektedir. Ama şu unutulmamalıdır ki bu görüntüleme yöntemi zorunlu olmadığı halle bazı durumlarda zorunluluk içerebilmektedir. Bu devirde anne baba olmak biraz meşakkat ve maddiyat isteyen bir durumdur ve bu işlemler ücret gerektiren işlemlerdir.

Bebeğinizin Güvenliği

Gelişmekte olan fetüslerle ultrason kullanımının neden endişe duyduğunu anlamak güç bir durum değildir. Ultrason makinesinde ki güç ayarlarını azaltmaya veya bebeğin maruz kaldığı süreyi minimumda tutmaya özen göstermediğinden endişe edildiğini gözlemledim. Tüm 3 ve 4 boyutlu ultrason görüntüleri hoş değildir. Bazı görüntüler biraz korkutucu görünebilir, ancak bebeğinizle ilgili bir sorun olduğu anlamına gelmez.

Ebeveynlerin Beklentileri

4 Boyutlu Ultrason fiyatları İzmir  konusunda araştırma yapan ve bizleri tercih eden ebeveynlerde gördüğüm ve gözlemlediğim birkaç durum söz konusudur.

4 boyutlu ultrasonlarda bebeklerinin ilk fotoğraflarını ellerine aldıklarında pek birşeye benzetemezler ama genede bu fotoğraf karesine sürekli bakmaktan da kendilerini alıkoyamazlar bu durum biraz alışıldıktan sonra hemen bebeğin sağlık sorunu sorulur ve devreye çeşitli sorular girer. Bu soruları sabır ve itina ile özenle cevaplayarak anne baba adaylarının içleri rahatlatırılır. Bebeklerinin bu ilk fotoğraflarını çekmek sanılan kadar kolay bir durum değildir.

Bebeğin onları çevreleyen bol miktarda sıvı ile iyi bir pozisyonda olmasını gerektirir. Ultrason daha uzun sürebilir veya iyi bir fotoğraf elde etmek için birden fazla kez girmeniz gerekebilir; böylece bebeğinizin maruz kaldığı enerji miktarını arttırır. O zaman bile, fotoğrafların beklediğinizle uyuşmaması hayal kırıklığı yaratmaktadır.  Bazı 3 boyutlu ultrason fotoğrafları da biraz korkutucu görünebilir. Ebeveynlerin, bebeği ile ilgili bir şeylerin yanlış olduğunu düşündüklerini gördüm çünkü fotoğraf “doğru” görünmüyordu sözleri ile karşılaştığım durumlarda oldu.

Bir hatıra ultrasonu almaya karar verirseniz, dergilerde gördüğünüz güzel görüntüleri elde etme olasılığınız 24 ila 28 hafta arasında  daha fazladır. Bu noktada, bebeğiniz gelişmeye başlıyor ve çok kemikli görünmeyecektir. Ayrıca iyi bir fotoğraf çekmek için gerekli olan bebek etrafında iyi miktarda sıvı vardır. Üçüncü trimesterde, yüz çevresindeki sıvı cömert olmayabilir ve bebek uterusa karşı bastırmaya başlar ve güzel bir fotoğraf çekmeyi zorlaştırır.

Bebeğiniz doğduğunda onun bol bol fotoğrafını çekmek için vaktiniz olacaktır.

 


gebelik.jpg
06/Ağu/2018

Gebelikte İlk Hafta, Gebelikte İlk Hafta, Gebelikte İlk Hafta, Gebelikte İlk Hafta, Gebelikte İlk Hafta, Gebelikte İlk Hafta,
Gebeliğin ilk haftasında, anne adayları tam olarak fark edemese de rahimde ve yumurtalıklarda çok hızlı değişimler meydana gelir.

Gebelikte İlk Hafta

Gebelik, bünyesinde her anne ve baba adayı için farklı duygular barındıran ve toplamda ortalama kırk hafta süren mucizevi bir olaydır. Tüm bu sürecin her bir gününü, anneler ve babalar, merak ettikleri bilgileri öğrenmekle, dikkatli olmayı istedikleri konularla ve doğacak bebekleri için en iyi durumları istedikleri dileklerle doldururlar. Tüm bu bin bir dikkat ve özene ya da regl dönemi hesaplamalarına  rağmen sahip olmayı beklediğiniz bebeğinizin rahimde ilk yer aldığı zamanları yani gebelikte ilk haftayı fark edememeniz çok doğal bir durum olacaktır.

Gebelik; erkek yumurta hücresi spermin, kadın yumurta hücresi olan ovum ile birleşmesinden sonra başlayan bir süreçtir. Gebelilk kadının çoğalma hücreleri olan yumurtaların ve erkeğin sperminin birleşmesi yani döllenme, kadının adet döngüsünün ortalama 14. gününde yumurtlamayı takip eden saatler içinde, kadının tüplerinde erkek üreme hücresi spermle, kadın üreme hücresi yumurtanın birleşmesidir.  Döllenme sonucu oluşan yeni hücre zigot adını alır. Zigot, gelişim sürecinde bölünerek yeni canlıyı meydana getirir. Meydana gelen yeni canlının cinsiyeti spermin taşıdığı cinsiyet kromozomuna bağlı olarak değişir. Erkeklerde bulunan (XY) bir dişi bir de erkek kromozomundan hangisinin kadındaki kromozomla birleşeceği cinsiyet için önemlidir.

Kadının çoğalma hücreleri olan yumurtaların ve erkeğin sperminin birleşmesiyle oluşan gebeliğin tam olarak ne zaman oluştuğunu saptayabilmek her zaman mümkün olmadığı gibi bu hesaplamalar çoğu zaman kafa karıştırıcı gelebilir. Genel olarak hekimlerce kullanılan yöntem, anne adayının son regl dönemine göre yapılacak hesaplamalardır. Bu nedenle anne-baba adaylarında planlı bir gebelik isteğinin olması beraberinde anne ve baba adayları tarafından gebeliğin kısa sürede fark edilmesini getirecektir. Yumurtanın döllenmesinden sonra gelen ilk haftalar, erken gebelik dönemi olarak isimlendirilir. Bu dönemde yükselmeyen hormonlar nedeniyle her hamilelik anlaşılamayabilir ama vücutta yine de bazı belirtiler oluşmaya başlar. Erken gebeliğin fark edilmesi için en önemli işaret yine annenin regl döneminin gecikmesi ve normalde olduğundan daha açık renkli bir kanamayla karşılaşmasıdır.

Gebeliğin ilk haftasında, anne adayları tam olarak fark edemese de rahimde ve yumurtalıklarda çok hızlı değişimler meydana gelir. Ancak anne adayının kanında gebelik hormonlarının artış göstermemesi ya da yükselmemesi nedeniyle gebelik ancak üçüncü ya da dördüncü haftalarda kesin olarak anlaşılabilecektir. Ama sizin bunu üçüncü ya da dördüncü haftada fark etmiş olmanız içinizde bir canlının büyümeye başladığı gerçeğini değiştirmiyor ve fark etmediğiniz bu günlerde gebelikte en önemli olaylar gelişiyor.

Toplamda sekiz hafta süren ve embriyonal dönem adı verdiğimiz, döllenmeden itibaren başlayan ve çeşitli organların oluşum aşaması olarak görülen süre içinde bir annenin vücudunda çok sayıda değişiklik meydana gelir. Bu yazımızda embriyonal dönemin ilk haftasında yani gebeliğin ilk haftasında neler yaşandığını inceleyeceğiz.

Gebeliğin ilk haftasında, anne ve babanın hücrelerinin birleşimiyle, kadının fallop tüplerinde oluşan ve gelişiminin ilk basamağında olan tek hücreli organizma, doku şekline geldikten sonra, döllenmenin beşinci gününde rahme yerleşir ve burada ikiye bölünür. Bu hücrenin bir parçası embriyoyu, diğer parçası da bebeğin besleneceği, hamilelikte oluşan ve bebekle birlikte doğum esnasında çıkarak işlevinin tamamlayan plasentayı oluşturacaktır. Gebelik hormonlarıyla birlikte değişen anne metabolizması ve anne rahmi birlikte çalışmaya başlar, embriyo ve plasentaya oksijen ve besin taşıyacak sistem çoktan oluşmaya başlamıştır. Döllenmiş yumurtanın rahme yerleşme süreci yedi ya da on günü bulması nedeniyle gebeliğin, ultrasonografide tam tespit edilmesi biraz zaman alabilir, bu süreçte biraz sabır göstermeniz gerekebilir. Bu sırada rahim içine yerleşmiş canlı dokunun büyüklüğü için ortalama olarak 0,1 mm diyebiliriz.

Anne Gebeliğinin İlk Haftasında Ne Gibi Belirtiler Görebilir?

Bu haftada bebek rahme yerleşmeye başladığından dolayı, yerleşme kanaması olarak bilinen lekelenme türü bir kanamaya rast gelebilirsiniz ki bu durum tamamen normal kabul edilmekle birlikte 6-12 gün arasında devam edebilir. Ayrıca bu dönemde anne kendini yorgun hissedebilir, göğüslerde büyüklük ve dokunulmayacak kadar gerginlik hissedilebilir. Yükselmeye başlayan, adet döngüsü ve hamilelikte önemli rol oynayan hormonlar olan östrojen ve progesteron hormonlarına bağlı olarak ani ruh hali değişimleri yaşamanız olasıdır. Aslında kanda dolaşan östrojen ve progestron miktarındaki artış döllenmiş yumurtaya zemin hazırlar ve rahmi kan bakımından zengin ve verimli duvarla kaplar. Ayrıca değişen hormon değerleri halsizliği, yorgunluğu ve bulantıları tetikleyebilir. Anne yaşadığı bedensel ve ruhsal değişimlerden dolayı daha çok dinlenmeye ihtiyaç duyabilir. Halsizlik ve yorgunluğa bağlı olarak uyku düzeninde değişmeler yaşanabilir. Anne daha çok uyumak isteği duyabilir. Tüm bunlarla birlikte kabızlık, gaz ve sindirim sorunları da yaşanabilir. Bu sorunlara sebep olan hormon da yine progestron hormonudur.  Aynı zamanda progestron hormonu iç organlardaki besin akışını da yavaşlatır. Tüm bunların yanında dikkat dağınıklığı, daha sık idrara çıkma isteği, yiyeceklerden tiksinme, ağızda metalik bir tat hissetme, kokulara aşırı duyarlılık ve pelvik bölgede yeni bir duyarlılık hissi de neredeyse tüm anne adaylarında görülebilir.

Anne, regl döneminde yaşanan sancılara benzer ama aynı olmayan sancılarla karşılaşabilir. İştah kayıpları oluşabilir, Beyaz renkli akıntılarla karşı karşıya kalma durumunda ise kaşınma ya da yanma yoksa bu durumdan endişe duyulmamalıdır.

Kan basıncında değişmeler olduğundan dolayı baş ağrıları yaşanabilir. Vücutta yaşanan değişiklikler vücut ısısını da etkiler ve annede ateşlenme hissinde artışlar gözlenir. Vücut ısısı artışı su kaybını da arttırdığından dolayı annenin hem kendisi hem de bebek için daha çok sıvı tüketmesi gerekecektir.

Gebeliğin ilk haftasında henüz anne vücudu gebeliği belli edecek hormonlarını üretmeye başlamamıştır. Gebelik hormonu olarak bilinen ve evlerde yapılan gebelik testlerinin sonuçlanmasını sağlayan HCG hormonu henüz salgılanmamıştır.

 

 

 

 

 


logo

İNCE KLİNİK olarak Deneyimlerimiz ile tüm hastalarımızın beklenti ve ihtiyaçlarına çözüm bulup,kadın sağlığı alanında İzmirde fark yaratan bir merkez olmak için ilerlemeye devam ediyoruz Anlayışımız; kadın sağlığını ilgilendiren en kritik konularda,uygun olan en iyi çözümü hastalarımıza sunmaktır. Farkımız ; En ileri teknolojik donanım yanısıra yüksek standartlara sahip olan bir klinik olmamızdır.

Tüm hakları saklıdır. Seo Uzmanı Mustafa Mutlu

Telefon
Konum