Blog

Yeniliklerden Haberdar Olun

izmir-kurtaj-2.jpg
28/Ağu/2018

Kürtaj İzmir

Bir diğer adıyla küretaj olan kürtaj istenmeyen veya tıbbi zorunlulukların devreye girmesiyle gebeliğin sonlandırılması işlemi olmaktadır. İstenmeyen gebelikler, hamileliğin onuncu haftasına kadar sonlandırılabilmektedir. Yasalarla sınırlandırılmıştır. Gebelik sonlandırıldıktan sonra rahim içerisinde parçaların kaldığına inanılıyorsa tekrar aynı işlem tekrarlanır. Bu işlem de retansiyone küretaj olarak adlandırılır. Hamile olmadığı halde uzun süre regl olan kadınlara da bu işlem uygulanabilmektedir. Teşhis amaçlı olup probe kürtaj adı verilmektedir. Kürtaj İzmir de işini doğru ve düzgün yapan, hizmet anlayışıyla hastaların fiziksel ve ruhsal dönemlerini çok iyi anlayarak ona göre destek veren yerlerden biri olarak yasalara uygun hareket etmektedir. Bu amaçla on sekiz yaşından büyük ve evli olmayan kadınlar, herhangi bir izne ya da onaya ihtiyaç duymadan kendi rızalarıyla işlem yaptırabilmektedirler. Bununla birlikte on sekiz yaşından büyük ve evli olan kadınların bu isteklerinde eşlerinin de onay ve imzası gerekir. Bir de on sekiz yaşından küçük olan hastalarda da gebelik sonlandırması anne ve babalarının imzaları ile gerçekleşir. Bunun dışında da ekstra yaşanabilecek durumlarda kişi mahkeme kararı ile ancak işlemi yaptırabilir. İstenmeyen hamilelik on haftayı geçtiyse yasal olarak sonlandırılamamaktadır. Gebeliğin devamı hem bebeğe hem de anneye ciddi sağlık sorunları yaratacaksa hamilelik on haftayı geçse de hekimler kurulu onayı ile operasyon gerçekleştirilebilir.

Gebelik sonlandırma operasyonuna karar verildikten sonra genel anestezi uygulanacaksa operasyon öncesinde altı saat aç ve susuz kalınması gerekmektedir.  Sıkça belirtildiği halde su içerek gelen hastalarımıza anlatamadığımız konu şu ki, su içerek operasyona gelindiğinde anestezi uygulandığında mide bir şekilde dolu olmuş olacak, bu da kusmaya ve kusmanın etkisiyle kusulan sıvının akciğerlere kaçmasına yol açacaktır. Böyle bir şey olduğunda ise beraberinde ciddi sağlık sorunları gelebilir.  Birçok yer sonradan ister, ya da görüşmeye gittikten sonra isteyebilmektedirler. Hem hastaya ikinci bir iş olmaması için hem de bazı doktorların ikinci bir görüşmeye mecbur bırakmamaları için var olan sağlık sorunlarınıza ait test sonuçlarınızı (kan sayımı, biyokimyasal testler ve kalp testleri vb.) alıp gitmeniz çok daha iyi olacaktır. Kan grubu bilinmediği durumlarda gerekli test yapılmalıdır. Bununla beraber bazı hastalarımız düşük yapmış olarak gelmektedirler. Yoğun kanama riskine karşılık hastanın yanında yedek külot, ped ve kıyafet getirmeleri gerekmektedir. Sadece istenmeyen bir gebelik durumuyla alakalı bir kürtaj durumu varsa bunlara ihtiyaç duyulmamaktadır. Özellikle genel anestezi ile operasyon gerçekleştirilecekse, hastanın yanında kendisine destek verebilecek bir tanıdığının olması iyi olacaktır. Gizli bir operasyon olarak kalması istenirse ya da destek verebilecek bir tanıdık olmadığı durumlarda hastaların kendilerini kötü hissetmelerine gerek yoktur. Bünyemizde bulunan ekibimizle sizlere gereken desteği sağlayacağımızdan emin olabilirsiniz.

Küretaj Öncesi Nelere Dikkat Edilmelidir?

Söz konusu operasyon öncesinde gerek doktor ve ekibinin gerekse hastaların dikkat etmesi gereken süreçler önemli olmakla beraber, herkesin bilmesi gerekmektedir. Kürtaj İzmir operasyon öncesi hastanın tüm geçmiş sağlık hikâyesi ile birlikte var olan en küçük hastalıklarına kadar kapsamlı bir tetkikten geçirmektedir. Dolayısıyla operasyon sırası ve sonrasında beklenmedik bir komplikasyonla karşılaşmamak adına var olan, geçen tüm hastalıklar ki astım, şeker hastalığı, alerjik durumlar ve kalp hastalığı çeşitli durumlar paylaşılmalıdır. Hastanın unutma ihtimaline karşılık kadın doğum uzmanının rahim ameliyatı gibi operasyonu zora sokacak cerrahi durumların söz konusu olup olmadığını sorup detaylıca bilgi alması gerekir. Muayene sırasında hastanın anlatması durumunda ya da ultrasonda myom ve kansızlık gibi detayların varlığı araştırılmalıdır. Gerekirse test istenmelidir. Kan grubunun önemi özellikle kan uyuşmazlığı durumunda daha fazla önem kazanmaktadır.  Bu durumda da gebelik sonlandırma operasyonundan sonra kan uyuşmazlığı iğnesi yapılarak çözüm bulunur. Ek olarak vajinal enfeksiyonun olup olmadığı da kontrol edilmelidir. Kontrol edildiğinde, ortaya çıkarsa yine operasyon sonrası antibiyotik kullanımı başlatılmalıdır. Bazen de operasyonu yaptırmaya gelen çiftlerin kararsız olduğu görülmektedir. Bu tarz durumlarda da çiftlerin istekleri göz önünde bulundurularak hamileliğin devam ettirilmesi,  doğacak bebeğin sahiplenmesi konusu ve yasal zorunluluklar ile ilgili gereken bilgiler verilmeli, her yönden doğru değerlendirilmelidir.  Çiftlerin uyum sorunları, aile problemleri ya da bebek bakımı ile ilgili kafalarını karıştıran düşünceler yoksa hamileliğin devamı yönünde neler düşündükleri öğrenilmelidir.  Sayılan tüm detaylar dikkate alındığında sizlerin de görebileceği gibi cerrahi bir operasyon olup gerçekten konunun uzmanları tarafından yapılmasının önemi kat kat gözükmektedir.

Bu kadar tetkik yapılırken de hamileliğin kaçıncı haftasında olduğu net bir şekilde belirlenmelidir. Operasyona başlamadan önce de hastaya gereken tüm bilgiler verilmelidir. Operasyonun hijyenik, steril bir ortamda yapılması ciddi anlamda önemlidir. Operasyon genel anestezi veya lokal anestezi uygulanarak gerçekleşmektedir. Küretaj yapılırken genel anestezi uygulanacaksa şayet, hastanın operasyondan önce altı saat herhangi bir şey yiyip içmemesi tavsiye edilmektedir. Bunu operasyon sırasında oluşabilecek bulantı sıkıntılarının da önüne geçilmiş olunacaktır. Bunun dışında lokal anestezi yapılacağı durumda söz konusu hastanın açlığı veya tokluğu fark etmez. Bu unsurlara geçildiğinde kadın hastaların ruh halleri değişkenlik gösterebilmektedir. Bu değişkenlikte psikolojilerini fazlasıyla yıpratabilmektedir. Ruhsal açıdan yıpratıcı bir süreç olduğundan operasyon sırasında gereken özen gösterilmekte, ağrısız gerçekleştirilmekte, hastanın rahatlığı konforu ön planda tutulmaktadır. Böylece en azından operasyon sırasında herhangi bir yıpratıcı bir işlem söz konusu olmayacaktır.  Sonuçta istenmeyen hamilelik durumları her çiftin başına gelebilmekte ve bunu sonlandırmanın yolu da kürtaj işlemiyle mümkün olmaktadır. Özellikle kadın hastalarımızın içinde bulunduğu ilişki ve ruhsal durumlar göz önüne alındığında her açıdan hamilelik sürecine ve bebek sahibi olmaya hazır olmayabiliyorlar. Ve bu durum oluştuğunda da toplumumuz bunu kaza olarak tanımlayarak, istenmeyen gebeliklere atıfta bulunuluyor. Bunların dışında bebek veya annede oluşabilecek sağlık sorunları mevcut olursa hemen müdahale edilerek gebelik sonlandırılır. Gebelik sonlandırma için hamile olan kadın hastaların operasyonu yaptırmaya karar verdiklerinde hamile oldukları haftaya dikkat etmelidirler. En uygun hafta aralığı beş ile yedinci hafta aralığı olmaktadır. Genel veya lokal anestezi ile yapılan operasyonların ikisinde de operasyon sırasında rahim ağzı uyuşturularak yaklaşık on dakikalık bir sürede gerçekleştirilir. Ve söz konusu hasta aynı gün içerisinde taburcu edilmektedir.

Operasyon Sürecinde Yer Alan Tüm Aşamaların Standartlara ve Hijyen Kurallarına Uygun Olduğundan Emin Olun

Kadın hastaların özellikle gebelik sonlandırma operasyonunu gerçekleştirmek istediklerinde gittikleri kadın doğum uzmanının operasyonu yaptığı yer ve merkezlerin hijyenine, temizliğine odaklanmaları gerekir. Bu husus her açıdan önemli olmakla beraber, hastanın ileride oluşabilecek komplikasyon ve hastalıklara karşı kendini koruması öncelikleri arasında olmalıdır. Bunun için dikkat edilmesi gereken hususlarda Kürtaj İzmir gereken tüm noktaları düşünerek uygun ekipmanlara sahip hastane ve özel kliniklerde, uygun şartların oluştuğundan emin olarak operasyonu yapmaktadırlar. Bu koşullar sağlandığında rahatlıkla olan ve komplikasyon riskinin de en aza indiği bir operasyon gerçekleştirilmiş olmaktadır. Zaman zaman genç kızların maddi anlamda yaşadıkları zorluklarla beraber, durumlarını gizlemeye çalışmak istemeleriyle beraber tercih ettikleri mekan ve kişiler nedeniyle mikrop kapma riskiyle karşı karşıya kalabilmektedirler.  Bu gibi risklerle karşılaşmamak için bu tarz yerlere kesinlikle prim verilmemelidir.  Dolayısıyla kadın doğum uzmanı ve gebelik sonlandırma operasyonunun yapılacağı kliniklere, hastanelere ayrıca önem verilmelidir.

Operasyon, belirtilen hususlara dikkat edilerek gerçekleştiğinde, bu aşamada sonrası için yapılacak, göz önünde bulundurulacak uygulamalar devreye girmektedir. Kürtaj sonrasında her süreç aynı da olsa, doktorun özellikle belirteceği farklı olan uyulması gereken tedaviler olabilecektir. Oluşabilecek istisnai tedaviler dışında genel olarak oluşan sorular, tedaviler ile ilgili detaylardan bahsedecek olursak, operasyon sonrası iki saat bittikten sonra hafif olabilecek şekilde yemeye ve içmeye başlayabilirsiniz. Ne kadar operasyon sırasındaki hijyen ve temizlik önemliyse, operasyon sonrasındaki tedavi sürecindeki hijyen kurallarına uymak da bir o kadar önemli olmaktadır. Sonuçta operasyon sırasında vücut direnci düşeceğinden tekrar toparlanıp mikrop kapmamak için gereken koşullara dikkat etmenizde fayda olacaktır. Bunun için de denizden, havuzdan uzak durmanız, küvet içerisinde banyo yapmaktan kaçınmanız gerekecektir.  Doktor aksini belirtmedikçe ayakta ve ılık su ile duş alınmasına dikkat edilmelidir. Mikrop kapma durumunu yaşamamak için de cinsel ilişkiye belirtilene kadar girilmemesi önem taşıyor. Bu kadar fiziksel tedavi ve toparlanma sürecinin yanında bir de kadın hastalarımızın yaşadıkları sürecin psikolojik boyutuyla da ilgilenmeleri, dinlenmeleri ve kendilerine gelmeleri gerekecektir. Bu konu, bu aşamada atlanmadan üzerine eğilmelidirler.

En çok sorulan ve yaşanılan durumlardan bir tanesine de açıklık getirelim. Bakire olup da yani vajinal yolla cinsel ilişkiye girmemiş ve sadece sürtünme yoluyla hamile kalan kişilerin kızlık zarları esnek ve ince kenarlı olduğu durumlarda kızlık zarının var olan durumu korunarak en minimal aletler kullanılarak hassasiyetle operasyon gerçekleştirildiğinde, operasyon sonrasında kızlık zarının durumu, bakireliği devam edecektir. Bunun aksine, kızlık zarının ortalarında çok küçük açıklık olan, esnemeyen, kalın kenarlı olması durumunda ise bakireliğin korunması mümkün olmamaktadır. Kürtaj İzmir olarak birçok hastane ve klinikte sürekli değişkenlik gösteren kürtaj fiyatları karşısında bunun etik anlayışını göz ardı etmemekteyiz. Burada hem isteyerek hem de istemeyerek hamileliklerini sonlandırmak isteyen kadın hastaların içinde bulunduğu psikolojik ve maddi durumlarını her zaman göz önünde bulundurmaktayız. Burada değişkenlik gösteren faktörler, operasyonun yapıldığı hastane ve kliniklere göre fiyatlar farklılık gösterirken, lokal ya da genel anestezi ile yapılan operasyonlar arasında da fiyat farklılıkları gözlemlenmektedir. Bu farklılıkları yaratan diğer faktörlerden birisi de hamileliğin içinde bulunduğu haftadır. Gebelik sonlandırma operasyonunun başarısının artması gerek kadın doğum uzmanının gerekse de anestezi uzmanının tecrübeli, güvenilir ve gerçekten yetenekli olmasına bağlıdır. Bu bilgilerin dışında sıkça sorulan ve önemli olan detayları tekrar hatırlatalım. Operasyonu gerçekleştirmek istiyorsanız hamileliğiniz beşinci ve yedinci haftalar arasında olmalıdır. Anestezi ile gerçekleştirildiği için ağrısız geçen bir operasyondur. Söz konusu operasyonu istediğiniz kadar yaptırabilirsiniz. Ama gereksiz yere uygulamalardan kendinizi ve sağlığınızı korumanız gerekir. Operasyonu geçirmek, ileride tekrar hamile kalmada sorun teşkil etmeyecektir.


rahim.jpg
17/Ağu/2018

Miyom Ameliyatlarında En Çok Tercih Edilen Yöntem: Laparoskopik Miyomektomi


Rahimde bulunan miyomlar, çapları genellikle 1-15 cm arasında değişen, rahim dokusundan kaynaklanan, iyi huylu tümörlerdir. Çoğu, kadın doğum ve radyoloji uzmanları tarafından rahim ultrasonografisi sırasında saptanan miyomlar 35 yaş üstü her üç kadından birinde ortaya çıkabilen, kadınların genital organlarında en sık görülen tümörlerdir. Miyom hastaları için birçok tedavi seçeneği vardı. Miyomlar için uygulanacak tedavi, mutlaka mr tetkiki yapılarak ve mr sonucunda çıkan bulguların sonuçlarına göre seçilmelidir. Ameliyat açık ameliyat yöntemiyle yapılabileceği gibi kapalı yöntemle de yapılabilir. Kapalı yöntemle yapılan tüm ameliyatlarda olduğu gibi miyom ameliyatı sonrası iyileşme de açık ameliyatlara göre daha çabuk olmaktadır.
Miyomların alınması işlemine miyomektomi dendiğini biliyoruz. Eğer hastanın miyomlardan kurtulması için kesin yol cerrahi olarak seçildiyse hastanın, açık ya da kapalı ameliyat olması konusunda kararsızlık yaşanabilir.  Oluşmuş miyomların rahimden ve karından laparoskopik yöntemler kullanılarak alınması işlemine miyomlar için kapalı ameliyat yapılması ya da laparoskopik miyomektomi denir.
Tehlikesiz boyut sayılan boyutları aşmış olan ya da çok hızlı büyüyen miyomların alınması için yapılan miyom ameliyatının laparoskopik ameliyat yöntemi ile alınmasına kapalı miyom ameliyatı denmektedir.
Kapalı miyom ameliyatı yani laparoskopik miyomektomide karına açılan sadece bir kaç delikten, aletlerle işlem gerçekleştirilir. Eğer yapılan tetkikler sonrasında hastaya kapalı miyom ameliyatı uygun görülürse, rahim içinde bulunan ve şiddetli kanamalara neden olan miyomlara rahim içini ve tüplerin rahime açılan kısmının optik kamera eşliğinde incelenmesi yöntemi olan histeroskopi ile müdahale edilebilir. Laparoskopik miyomektomi karına göbekten ve göbeğin daha alt kısımlarından açılan bir kaç ufak delik ile karın içerisine sokulan kameralı ince boru şeklinde aletler ile bu tümörlerin yani miyomların alınmasıdır. Bu yöntem eğer miyomların çapı 10 santimetreden küçük ise, hastada en fazla 4 miyom bulunuyorsa ve miyomlar rahmin dış yüzeyine yakınsa uygulanabilir. Kapalı miyom ameliyatları genel anestezi altında yapılır ve genellikle işlemin 1 ya da 2 saat sürmesi beklenir. Hastanın operasyondan sonra 1 ya da 2 gün hastanede kalması gerekebilir.
Kapalı miyom ameliyatı sonrası iyileşme süreci açık ameliyata göre daha kolay ve kısadır. Operasyonun yapılma şekline bağlı olarak yaklaşık 1-2 hafta sürer. Ancak açık ameliyatta olduğu gibi kapalı miyom ameliyatlarında da miyomların ileride nüks etme riski her zaman olasıdır. Kısaca, rahim göbek bölgesinden açılarak laparoskopik yöntemler ile alana girip miyomların alınması işlemidir.

Kapalı Miyom Ameliyatı Tercihinde Kriterler
Doktorlar,

  • hastanın miyomu 5 santimetrenin üzerindeyse,
  • regl döneminde rahim zarına yapılan baskı dolayısıyla fazla kanamaya neden oluyorsa,
  • miyom sık idrara çıkma ve kabızlık problemlerine neden oluyor ise,
  • miyom oldukça hızlı büyüyor ve hastada sancılara neden oluyorsa
  • miyom gebeliğin sonlanmasına neden oluyorsa
  • hastanın rahim anatomisini bozuyorsa,
  • kısırlığa sebep oluyorsa ve bebek sahibi olmaya mani olabilecek bir formdaysa

kapalı miyom ameliyatı yöntemine başvururlar.

Kapalı Miyom Ameliyatının Avantajları
Kapalı olarak yapılan operasyonlarda açık olarak yapılan cerrahi operasyonlara kıyasla bazı kanıtlanmış avantajlar vardır. Bu avantajların hepsi laparoskopi için kullanılan açık ameliyatlarda açılan kesilere oranla çok daha küçük olmasından kaynaklanır. Operasyon daha kısa sürer. Kesilerin az olması, operasyonun daha kısa sürmesi açık ameliyata göre miyom ameliyatı sonrası iyileşmenin daha hızlı olmasını sağlar.
Bu operasyonun yapılma şartlarına bağlı olarak kapalı miyom operasyonu, açık miyom ameliyatları göre daha steril yapılmaktadır ve bu sebeple enfeksiyon kapma riski minimumdur.
Sonuç itibariyle laparoskopik miyomektomi yani kapalı miyom ameliyatlarında hastanın daha çabuk iyileşmesi, hastaneden daha çabuk ayrılabilmesi, açık ameliyata göre daha az ağrı ve acı çekmesi, daha küçük ameliyat izlerinin görülmesi, operasyon esnasında hastalık ya da mikrop kapma riskinin çok az olması, ameliyat sonrasında yaşanan karın içi yapışıklık riskinin çok az olması, fıtık riski ve kanamaların çok nadir görülmesi gibi avantajlar vardır.
Ancak hastalar tarafından bilinmelidir ki Kapalı miyom operasyonu  da bir cerrahi operasyondur. Bu nedenle aynı açık ameliyatlar gibi kapalı miyom ameliyatları da bazı riskler taşıyabilir. Miyomların alınması için yapılan açık ameliyatlarında olduğu gibi ameliyat sırasında karşılaşılan anormal durumlar neticesinde ameliyat sırasında verilecek kararlar rahmin alınması işlemi uygulanmak zorunda kalınabilir.
Fakat bu istisnai bir durumdur. Kapalı miyom ameliyatının, açık ameliyata göre en önemli dezavantajı ise ameliyatı gerçekleştirecek olan cerrahın tecrübesiyle doğrudan ilişkili olmasıdır.


lap-1.jpg
17/Ağu/2018

Laparoskopik Ameliyatlar Herkesin Tercihi

Eskiden karın içi ya da genel cerrahi ile ilgili bir operasyon geçirmesi gereken hastalara karında çok büyük kesiler açılarak müdahale edilirdi. Günümüzde özellikle optik sistemlerin gelişme göstermesi ile birlikte yapılan ameliyatların da niteliklerinde değişmeler meydana geldi. Artık çok büyük kesilerden değil çok küçük deliklerden girilerek karın içindeki organlara müdahale edilebiliyor.

Laparoskopi, herkes tarafından kapalı ya da kansız ameliyat olarak bilinen, göbek deliğinden küçük bir kesi yapılarak karın boşluğuna karbon dioksit doldurulmasıyla, karın içinde hem kontrol hem de operasyon yapmaya yarayan bir yöntemdir. Laparoskopi cihazı ve buna bağlı diğer cihazlar, karın bölgesine yapılan cerrahi operasyonlar için çok önemli bir yer tutmaktadır. Gelişen teknolojiyle birlikte tıp dünyasına giren laparoskopide karna büyük bir kesi açılmaz. Karna yaklaşık 10 milimetrelik bir kesi açılarak ince ve ışıklı laparoskop  adı verilen kamera karnın içine yerleştirilir. Laparoskop adı verilen laparoskopi cihazlarından biri olan kamera operasyonu yapan doktora karın içini görme fırsatı verir. Eğer görüntüleme sırasında tedaviye gerek duyulan bir alan görülürse kamera dışında ek aletlerinde müdahalesi gerekir. Bu aletler için 2 ya da 3 tane 5 milimetrelik yeni kesiler açılır. Bu kesilerden diğer laparoskopik aletler yerleştirilerek görüntüleme işlemi ile birlikte operasyon yapılır.

Ameliyat olacak kişiler bilinçlendikçe tıp alanında laparoskopi cihazının kullanımı da gnden güne artıyor. İstatistiklere bakılacak olursa; her 10 karın içi ya da batın ameliyatından 8’i laparoskopik yöntem ile yapılmıştır. Laparaskopik yöntemin ve laparoskopi cihazının ilk kullanılmaya başlandığı yıllarda operasyon süreleri uzundu. Ancak doktorların zamanla cerrahi tecrübelerinin artması nedeniyle laparoskopik ameliyatlarda süreler oldukça kısaldı. Örneğin laparoskopik yöntem kullanılarak yapılan bir apandisit ameliyatı yaklaşık 20 dakika sürebilir. Özellikle apandisit ve safra kesesi ameliyatlarında neredeyse artık hiç açık ameliyat yapılmıyor. Bu ameliyatlar için genellikle laparaskopik yöntem tercih ediliyor.

Hangi Ameliyatlarda Laparoskopi Cihazı Kullanılır?
Mide, kalın bağırsak, dalak, karın içi, kasık ve göbek, mide fıtığı ameliyatlarında laparoskopi yöntemi rutin olarak kullanılır duruma gelmiştir.

Laparoskopinin Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir?
Operasyonlarda kullanılan laparoskopi cihazı ile hastanın normal yaşantısına daha erken sürede dönmesini sağlanır. Büyük kesiler açılmaması estetik açıdan bir sorun yaşanmamasını sağlar. Hastanede kalış süresi ve ameliyat sonrası görülen sorunlar konusunda açık ameliyatlara göre oldukça avantajlıdır. Hastanın normal hayata veya işe dönüşü çok daha çabuk olur. Hastada operasyon sonrası yara yeri fıtığı neredeyse hiç görülmez. Bazı durumlarda açık ameliyata göre daha kolay bir görüş alanı sağlar. Laparoskopik ameliyatlardan sonra daha az ağrı, daha küçük yaralar, daha az iz, daha az yara enfeksiyonu ile karşı karşıya kalınır. Avantajlarıyla birlikte bazı dezavantajları da olabilen laparoskopik yöntem daha önce karın içi operasyon geçirmiş olan kişilerde bazı yapışıklıklara neden olabilir. Ayrıca laparoskopik yöntemde, genel anestezi ile ilgili komplikasyonlar, karbondioksit nedeniyle kalpte ritm bozukluğu ya da dolaşım bozukluğu oluşması, bağırsak, mesane, dalak, karaciğer gibi karın içerisindeki organların yaralanmaları, sinir ya da damar yaralanmaları, cildin altında gaz birikmesi olması, yara yeri enfeksiyonu oluşması gibi yan etkiler görülebilir.

Hangi Durumlarda Laparoskopi Cihazı Kullanmak Tehlikelidir?
Eğer hasta daha önce ciddi kalp veya akciğer hastalığı geçirmiş ise, hastanın geniş abdominal veya diafragmatik fıtığı varsa, yaygın karın zarı iltihaplanması yaşanıyorsa, hastanın kanama ile ilgili sorunları varsa, aşırı zayıflık ya da aşırı kilolu olma durumlarında, daha önce karın içi ameliyat (veya sezaryen) geçirmiş olan hastalar, Ciddi kalp veya akciğer hastalığı olan bazı hastalar, daha önce göbek fıtığı

operasyonu geçirmiş hastalar laparoskopik yöntem uygulanmaz.

Laparoskopik Ameliyatlarda Kullanılan Laparoskopi Cihazları

  • Laparoskop: Laparoskopi esnasında karın içerisinin aydınlatılması ve görüntü alınması amacıyla kullanılan kamera sistemidir. Buradan alınan görüntü ameliyat masasının yanında bulunan monitöre aktarılır ve oradan izlenir.
  • Trokar: Karın içerisine sokulan 5-10 mm çaplarında boru şeklinde aletlerdir. Trokarların içerisinden laparoskop ve diğer aletler geçirilerek karın içerisine ulaşılır.
  • Grasper ve dişli dişsiz çeşitli forsepsler
  • Koter
  • Yıkama (irrigasyon) – Suction (emme, aspiratör)
  • Klip
  • Süturler
  • İnsüflatör: Batına verilen karbondioksit gazının hızını ve basıncını ayarlayan cihazlar

Rahim-Sarkması.jpg
17/Ağu/2018

Rahim Sarkmasında Tedavi Yöntemleri Nasıl Seçilir?

Pelvik organ prolapsusu (POP) ya da halk arasında bilinen adıyla rahim sarkması mesane, rahim, kalın bağırsak yapılarının vajina duvarından fıtıklaşarak sarkması ya da vajinadan dışarı çıkması durumudur. Bir kadının rahim sarkması problemi yaşaması kadının beden imajını, günlük aktivitelerini, cinsel hayatını çoğunlukla olumsuz yönde etkiler. 30 yaş ve üzeri olan ve doğum yapan kadınlar %50 oranında belli derecelerde örülen rahim sarkması, daha genç olan hastaların ancak %3’ünde görülür. 30 yaş üzeri ve doğum yapmış kadınlarda %50 olarak belirlenen oranın içinde ancak %20lik kısımdaki kadınlarda rahim sarkması çok ciddi sorunlara yol açabilecek düzeydedir. Tüm yaş grupları incelendiğinde ise kadınların %10’unda çeşitli derecelerde rahim sarkması görüldüğü ortaya çıkmıştır.

Rahim sarkmasının genellikle farklı yapıların sarkmasıyla oluşmuş olan çeşitleri vardır. Bunlar vajinanın ön duvarından mesanenin fıtıklaşması olan sistosel, rektumun fıtıklaşması olan rektosel, bağırsak fıtıklaşması olan enterosel ve vajinanın ön, arka, tepe noktasının sarkması olan rahim prosidensiyasıdır. Her türden rahim sarkması İzmir başta olmak üzere tüm şehirlerde cerrahi ya da cerrahi olmayan yöntemlerle tedavi edilebilmektedir.

Rahim Sarkması Tedavisi

Rahim sarkmasının çeşidi ne olursa olsun tedaviler, hastanın yaşadığı şikayetlerine ve şikayetlerin kişinin yaşam kalitesini nasıl etkilediğine göre bireyselleşir. Genelde rahim sarkması durumundan sadece rahim değil, onun yanındaki kalın bağırsak ve idrar torbası da etkilenebilmektedir. Rahim sarkmasına bağlı şikayetlerin artması ile birlikte idrar torbası ve idrar yolu arasında var olan açı bozulma gösterir. Dolayısıyla rahim sarkması ile başlayan sorun idrar kaçırma sorununu da beraberinde getirir. Rahim sarkmasının farklı seviyeleri vardır. rahim sarkması ileri derecelere varırsa kadın, rahmini eliyle hissedebilecek duruma gelir. Rahim sarkması yaşayan kadınlar özellikle ayakta kalma pozisyonlarında, ıkınma sırasında, öksürme ve hapşırmada alt bölgelerinde dolgunluk ve ağrı hissetmelerine neden olur. Rahimle birlikte rektum (kalın bağırsağın ucu) sarkması yaşayanlarda ise, rektum vajinaya doğru iyice yaklaşır. Bu sarkma beraberinde kabızlık sorununu da getirir. İdrar torbasında sarkma oluşan kadınlarda ise, sarkmanın şiddetine bağlı olarak ayakta kalma durumunda, cinsel ilişki sırasında ve gülme esnasında idrar kaçırma ve zor idrar yapma sorunu ortaya çıkar. Genital bölge organlarının sarkması sonucunda kadının cinsel yaşamından zevk alamama durumu da oluşmaktadır.

Eğer bir hastada rahim sarkmasına bağlı olarak idrar, bağırsak, böbrek ve cinsel işlev bozuklukları yaşanıyor ise ya da diret olarak rahmin sarkmasına bağlı fiziksel şikayetler var ise sarkma kesinlikle tedavi edilmelidir. Derecesi ne olursa olsun rahim sarkması İzmir başta olmak üzere tüm şehirlerde hastaya uygun tedavi yöntemleri ile tedavi edilebilmektedir.

Tedaviye karar verilirken hastanın hedefleri belirlenmelidir. Hastanın rahim sarkması tedavisinde yaşayacağı memnuniyet, ameliyat öncesi belirlenen hedeflere ne kadar ulaşıldığı ile ilgilidir. Tedavi seçimi hastanın tercihi, tedaviye uyumu, cerrahiden beklentisine göre planlanır. Hastaya tüm seçenekler ve sonuçları ayrıntılı anlatılmalı ve karar vermesi sağlanmalıdır. Tedavi evre 3 ve evre 4 rahim sarkması olan hastalar belirti ve şikayeti olmasa da yapılmalıdır. Rahim sarkması(POP) olan hastalarda beklemek, medikal tedavi veya cerrahi tedavi bir seçenektir.

Eğer rahim sarkması yaşayan kişi genç ve ileride doğum yapmayı planlıyor ise rahim sarkması tedavisi için rahmin alınması gibi bir durum söz konusu olmaz. Bu hastalara eğer hasta idrar kaçırma problemi de yaşıyor ise ameliyatsız yöntemler ve kegel egzersizleri önerilir. Bu hastalar için beklemek ve takip yapılması doğum sonrasına cerrahi bırakılması uygundur. Yaşı genç olan ve anne olmayı planlayan kişilerin doktor seçimi ve seçilen doktorun rahim sarkması tedavileri konusunda deneyimli olması önemlidir. Rahim sarkması İzmir başta olmak üzere tüm şehirlerde, yaşı genç olan ve anne olmayı planlayan hastalar için birçok hastane ve doktor seçeneği vardır.

Yaşı ilerlemiş ya da doğum yapmayı düşünmeyen rahim sarkması probleminden şikayetçi kadınlarda ise genellikle önerilen yol cerrahi tedavilerden geçer. Bu uygulamalar, rahimin vajina yolundan çıkarılması ve vajina duvarındaki fazlalık dokuların alınması amacına dayanır.

Rahim Sarkması Tedavisinde Uygulanan Takip Tedavileri Nelerdir?

Vajinal Halka Yöntemi: Cerrahi olmayan tedavide ilk seçenek vajinal halkadır. Vajinal halka değişik şekil ve boyutta olabilir. Pesser de denilen vajinal halkalar, rahim ağzına yerleştirilirler. Bu halka düzenli çıkarılıp temizlendikten sonra tekrar yerleştirilerek kullanılır. Rahim sarkması hastaların içinde ameliyat yapılamayacak kadar ileri yaşta olan hastalar için tercih edilir.

Pelvik Taban Kas Egzersizleri: Rahim sarkması olan başlangıç düzeyindeki hastalarda etkili görülmüştür. Pelvik taban egzersizi (kegel egzersizi) özellikle rahim sarkmasından korunmada önemlidir.  Kadınlar hamilelik sırasında ya da doğum yaptıktan sonra kegel egzersizleri aracılığıyla pelvik taban kaslarına rehabilitasyon uygulanarak, birinci derecede olan rahim sarkmasını düzeltebilir ya da önleyebilirler.

Östrojen Tedavisi: Şikayeti olan rahim sarkması hastalarında östrojen kullanımı cerrahi oranını kısmen azaltır. Rahim sarkması şikayeti ileri derecelerde olan hastalarda tek başına östrojen tedavisinden bir sonuç alınamaz.


idrar-kaçırma.jpeg
17/Ağu/2018

İdrar Kaçırma Probleminin Farklı Tipleri Vardır

İdrar kaçırma problemi hayati tehlike içeren bir sorun değildir. Ancak kişinin yaşam kalitesini, sosyal ve cinsel anlamda olumsuz olarak etkiler. İç çamaşırda sürekli ıslaklık, sürekli ped kullanmaya bağlı olarak oluşan enfeksiyonlar gibi sorunlar kişinin sosyal hayatını etkilediği gibi cinsel olarak aktif yaştaki kişilerin seksüel yaşamlarını da olumsuz yönde etkileyen idrar kaçırma sorununun tedavisi son derece önemlidir. Kişilerin sosyal hayatlarını birebir etkileyen bir sorun olmasına rağmen çoğu kişinin, çekinme nedeniyle, idrar kaçırma tedavisi İzmir, İstanbul gibi illerde bile yapılamamaktadır. Bu sorunu yaşayan birçok hasta problemi dile getirmekten çekinmekte ve sorunla tek başlarına baş etmeye çalışmaktadır. Doğum yapmış ve yaşı ilerlemiş olan kadınlar idrar kaçırma sorununu kaçınılmaz son olarak görmektedir. Oysaki son yıllarda tanı ve tedavi yöntemlerindeki ilerlemelerle yaşamın hangi döneminde olursa olsun idrar kaçırma, tedavisi mümkün olan bir sağlık sorunudur. İdrar kaçırma probleminin farklı görülme tipleri vardır.

İdrar Kaçırma Tipleri

Sıkışma tipi idrar kaçırma, mesane tam olarak dolmadığı halde sıkışma ve tuvalete gitme ihtiyacı hissedilmesi durumudur.  Eğer sıkışma ve tuvalete gitme ihtiyacını tuvalete yetişememe takip eder. Bu durumda idrar kaçırılır ve sıkışma tipi idrar kaçırmaya maruz kalınır. Sıkışma tipi idrar kaçırma, mesane kaslarının aşırı aktif çalışmasından kaynaklanmaktadır. Sıkışma tipi idrar kaçırmaya,  kadınlarda sistit ve erkeklerde prostatit kaynaklı olarak başlayan idrar yolu hastalıkları, iyi huylu prostat büyümesi, prostat kanseri tedavisi, mesanede taş olması, kas ve sinir sistemini etkileyen hastalıkların varlığı neden olabilir.

Karışık tip idrar kaçırma, sıkışma tipi idrar kaçırma ve stres tipi idrar kaçırma belirtilerinin bir arada görüldüğü bir tiptir. Genellikle kadınlarda sık görülür. Ancak prostat ameliyatı geçirmiş erkekler ve düşkün yaşlılar da karışıp tip idrar kaçırmadan şikayetçi olabilirler.

Taşma tipi idrar kaçırmada her idrara çıkıştan sonra mesanenin tam olarak boşalmadığı hissedilir. Bunun nedeni mesane kasılırken idrar çıkışı için gevşemesi gereken mesane kapağınız yeterince gevşeyememesidir. Mesanede kalan bir miktar idrar, idrar torbası üzerinde sürekli baskı oluşturur. Bu durum idrarınızın kaçmasına neden olur. Taşma tipi idrar kaçırmaya neden olan faktörler erkeklerde prostat büyümesi nedeniyle mesane çıkışının daralması, kadınlarda rahim sarkması, mesaneyi kontrol eden kasların deforme olması, omurilik yaralanmaları olabilir.

Fonksiyonel tip idrar kaçırma yaşanan romatizmal hastalıklar nedeniyle mesane kasları ve mesane iyi çalışmasına rağmen idrar kaçırmanın yaşanması durumudur.  Fonksiyonel tip idrar kaçırmaya tuvalete yetişmeyi engelleyen romatizmal rahatsızlıklar, Alzheimer, demans gibi tuvalete gitmeyi düşünmeye ve harekete geçmeye engel olan sinir sistemi hastalıkları neden olur.

Refleks tip idrar kaçırma kişide herhangi bir uyarı olmadan idrarın istemsizce kaçması durumudur. Sinir sistemi hasarına yol açan hastalıklar, radyoterapi gibi sinir sisteminde yan etkilere yol açabilen tıbbi müdahaleler, omurilik yapısını etkileyen kazalar bu tip idrar kaçırmaya neden olur.

İdrar kaçırma sorununa yönelik tedavilerin geliştirilebilmesi için yaşanan idrar kaçırma tipini bilmek gerekir. Soruna yönelik tip tespiti yapıldıktan sonra idrar kaçırma tedavisi İzmir, İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerde kolaylıkla yapılabilmektedir.

İdrar Kaçırma Tedavisi

Normal bir idrara çıkma için, leğen kemiği denilen kemik çatının alt kısmında bulunan pelvik tabanı oluşturan kemik, kas, bağ dokularının ve kişinin merkezi sinir sisteminin sağlıklı bir şekilde görev yapıyor olması gerekir. İdrar kaçırma tedavisi İzmir, İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerde de Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi mesane rehabilitasyonu ile başlar. Mesane rehabilitasyonu idrar kaçırma problemi hafif-orta derecede belirti gösterenler, cerrahi tedavi için uygunluk göstermeyen hastalar, ilerleyen zamanlarda gebelik planlayan kişiler, stres tipi idrar kaçırma için cerrahi tedavi bekleyenler, cerrahi tedaviyi kabul etmeyen hastalar için uygulanır.

Mesane eğitiminde, hastanın idrar yapma hissini bastırarak mesane kapasitesini artırmak ve günlük 3-4 saat aralıklarla idrar yapmasını sağlamak hedeflenmektedir.  Mesane rehabilitasyonu sırasında aşırı sıvı alımı azaltılıp, yetersiz sıvı alımı artırılır. Gece uyumadan dört saat önce sıvı alımı bırakılır ve yatmadan önce mesane boşaltılır. Akşam saatlerinde sulu meyve ve sebze tüketiminden uzak durulur,  aşırı kafeinli, asitli, baharatlı yiyecek ve içecekler ile aşırı alkol tüketim terkedilir ve kronik kabızlık, tuvalete çıkarken zorlanmanın önlenmesi için diyete lifli gıdalar eklenir. Mesane rehabilitasyonu uygulanan hastaya rutin olarak uygulanacak bir tuvalete çıkma programı oluşturulur.

Mesane rehabilitasyonu yoluyla İdrar kaçırma tedavisi İzmir’de başlıca bilinen üniversite hastanelerinde ve özel kliniklerdeki doktorlara başvurularak başlatılabilen bir tedavi yöntemidir.

 


kurtaj-izmir-fiyati3-1200x750.jpg
17/Ağu/2018

Kürtaj İzmir Fiyatı Operasyonu Yaptırmak İsteyenlerin Tercih Sebeplerinden Olacak

Son yıllardaki kürtaj fiyatları hakkında gerek özel hastaneler gerekse de devlet hastanelerinde değişiklik göstermektedir. Konu ile ilgili araştıran kişiler her zaman sağlıklı bilgiye ulaşamamaktadırlar. Kanuni olarak belirli rakamlar belirtemesek de operasyonların genel maliyet ve masraflarını sizlere aktarmaya çalışacağız. Bahsetmiş olduğumuz gibi Kürtaj İzmir Fiyatı küretaj yapılacak klinik, doktor ve hastane değişkenlerine göre oldukça farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Fiyatların belirlenmesinde en etkili rolü oynayan detay operasyonun yapılacağı hastanın hamileliğinin kaçıncı haftasında olduğudur. Yasalar gereği zaten operasyonun yapılma sınırı hamileliğin onuncu haftasıdır. Buna göre bir değerlendirme yapılarak ücret çıkarılmaktadır.

Gebelik sonlandırma operasyonun yapılması ultrason ile gerçekleştirilen muayene sırasında gebelik kesesinin görülmeye başlanmasına bağlıdır. Bu an itibariyle vakum kürtaj yapılabilmektedir. Operasyonun en temel aşaması bu olup, hastanın hamileliğinin tek ya da ikiz olması, lokal anestezi ya da genel anestezi olması gibi durumlar operasyonun fiyatlarını değiştirmektedir. Lokal anestezi, genel anesteziye göre daha ekonomik fiyatlarla gerçekleştirilmektedir. Bununla beraber söz konusu vakum küretaj söz konusu olduğunda, hamilelik haftası büyük ve hasta daha önce hiç doğum yapmamışsa lokal anestezi ile yapılan operasyonlarda ağrıları daha fazla hissedebilir. Bu tarz değişkenler gündeme geldiğinde kadın doğum uzmanı ve anestezi uzmanı ile kendi sağlık durumunuz da dikkate alınarak, en uygun yöntem seçilmelidir.

Tüm hastalarımızın bilmesi gereken bir gerçek var ki o da kürtaj operasyonu ağrılı geçen bir operasyon olmaktadır. Her hastanın ağrı eşiği farklı olmaktadır. Bundan dolayı adet döneminde hiç ağrısı olmayan kişilerin varlığının yanında adet dönemi başladığında ağrı kesici iğne yaptırmak durumunda kalan acil servislere kadar giden kişiler de bulunmaktadır.  Bu dönemde hastalarımızdan bazıları lokal anesteziyi de tercih edebilmektedirler. Ama söz konusu küretaj operasyonu için en ideali genel anestezi ile yapılan operasyonlardır. İşlem sırasında uyunacağı için herhangi bir ağrı ya da acı hissedilmeyecektir. Her iki türlü de hem genel anestezi hem de lokal anestezi yoluyla yapılan gebelik sonlandırma ameliyatları sonrasında işlemi yapan doktor, reçete ile ağrı kesici ve antibiyotik içerikli ilaçlar yazacaktır. Kullanıldığı takdirde kısa süre içinde rahatlanacaktır. Ek olarak temizlik kurallarına ve sosyal hayata da dikkat edilirse ağrı hastayı çok etkilemeyecektir. Sosyal hayatta dikkat edilecek bir iki noktayla operasyon sonrası sıkıntılar çok daha kısa sürede ortadan kalkacaktır. Spor etkinlikleri, deniz ya da havuza girilmesi, hamam ve sauna, ağır kaldırılması gibi unsurlardan bir süre uzak durulması, hastanın sağlığı açısından yararlı olacaktır.

Kürtaj Yaptırmaya Karar Vermeden Önce Doğru Yer ve Doktorlarla İletişime Geçtiğinizden Emin Olun

 

 

Kürtaj İzmir Fiyatı ile ilgili güncel bilgileri araştırarak, istediğiniz yer ve kişiyle konuşarak elde edebilirsiniz. Konu ile ilgili bizlerle de iletişime geçmekten çekinmeyin. Ödeme konusunda rahat olduğunuz seçeneği seçerek ödeme yapabilirsiniz. Var olan tüm bankaların kredi kartlarıyla ödeme yapılabileceği gibi kredi kartı veya nakit olarak da ödeme gerçekleştirilebilir. Operasyon sürecinde neler dahil neler değil, araştırdığınızda, işlemi yapan klinik ya da doktora varsa asistanlarına ödenen fiyatlara hangi işlemlerin dahil olduğunu çekinmeden sorabilmelisiniz. Bu araştırmayı yaptığınızda değerlendirmeniz ve karar vermeniz çok daha sağlıklı ve iyi olacaktır. İzmir ve çevre il ilçelerden gelen ki Ege bölgesini dahil edebiliriz tüm hastalarımızın içinde bulunduğu koşullar ve şartlar değerlendirilmekte, onlara en uygun fiyatlar çıkarılmaktadır. Ödeme konusunda da sağladığımız kolaylıklarla da hastalarımızın zorlanmaması için gayret göstermekteyiz. Bazı hastalarımız bu fiyat farklılıklarının neden bu kadar fazla olduğunu sormaktadırlar. Onlara yaptığımız açıklamayı sizlerle de paylaşalım ki bilinçli olmanız açısından iyi olacaktır. Biraz önce de bahsettiğimiz konular ve diğer kriterler şu şekilde sıralanabilir.  Hamilelik haftasının önemi, hastanın yaşı ki on sekiz yaşından büyük olmalıdır, hamileliğin tek ya da çift olması durumu, hastanın rahminde miyom, ur olması, doğuştan bir anormalliğin söz konusu olması, yapılacak anestezi türü, kalp, şeker, tansiyon gibi hastalıkların söz konusu olması ve tabi ki operasyonun yapılacağı klinik, operasyonu yapacak doktor kriterlerini söyleyebiliriz. Sizlerin de göreceği gibi her durumun kişisel olması, yapılacak operasyonun da değişiklik göstermesine yol açmaktadır.  Bu değişiklik de fiyatlara yansımaktadır.

Hem kendi toplumumuzda hem de dünyada bilinçli olmanın tam tersi bir hareketle ve korunma yöntemleri kullanılmadan yaşanan cinsel birliktelikler, istenmeyen gebeliklerin de sayısını arttırmaktadır. Bu da insanları daha çok kürtaj işlemlerine yöneltmektedir. Gebelik sonlandırma operasyonlarının geldiği nokta düşünülürse, fiyatların her yerde değişkenlik göstermesi anlaşılabilir. Bu yüzden bizlere sorulduğunda koşullarınız dahilinde yapılan değerlendirme sonucunda verilen fiyatlar, diğer araştırılan yerlerle karşılaştırıldığında daha az ya da daha çok gelebilir. Burada da yapılan işlemlerin titizliği, doktorun tecrübesi, başarısı gibi etkenlerin çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Devlet hastanelerinde gebelik sonlandırma ameliyatları isteğe bağlı yapılmamakla beraber, hastaların istekleri doğrultusunda operasyonları yapan hastanelerde kürtaj fiyatları özel hastanelerle karşılaştırılamayacak kadar çok uygun olmaktadır. Bilgileri edinirken, operasyon sonrası sıkıntı yaşamamanız ve sürprizlerle karşılaşmamanız için operasyonu yapacak hastanenin araştırılması gerekir. Bununla beraber sahip oldukları tıbbi teçhizat, malzemeler ve kaliteleri, çalışan doktorların nitelikleri, başarıları, ameliyat sırasında kullanacakları anestezi türü konularının da cevapları tam alınmalıdır.

Her şeyden önce bu işlemi yaptıracak olan hastaların talepleri, istekleri önemlidir ve dikkate alınmadan operasyon gerçekleştirilemez. Bu bilgilerin yanında Kürtaj İzmir Fiyatı gibi konunun bir merkezin ya da doktorun tekelinde olmadığı gibi bir gerçekle Türk Tabipler Birliğinin küretaj operasyonları için belirlediği fiyatlar ile hastanın talepleri arasında bir bağlantı, denge kurulmakta, bu bağlantıya göre de fiyatlar belirlenmektedir. Gebelik sonlandırma işleminin muayene aşamasından, operasyon sonrası yapılacak kontrollere kadar süreçte yapılacak tüm işlemler, genel anestezi yapılacak ve hastanede yapılması durumu söz konusuysa bunlar da hesaba katılarak fiyatlar oluşturulacaktır. Tüm bu bilgileri değerlendirdiğimizde özel hastanelerde gerçekleştirilen operasyonların devlet hastanelerinde gerçekleştirilen işlemlere göre daha fazla fiyat aldıkları rahatlıkla söylenebilmektedir. Bu farklılığın nedenini hastaların daha fazla talepte bulunmalarına imkan vermeleri ile söz konusu taleplere daha fazla hitap eden hizmetlere sahip olmalarını belirtebiliriz. Operasyonu gerçekleştirdiğiniz hangi hastane olursa olsun yapılacak işlemlerde herhangi bir farklılık olmamaktadır.  Hastanede çalışan personelin hastalara karşı yaklaşımında da hiçbir değişiklik olmamaktadır. Hastanesine göre değişen işlem ya da muamele söz konusu bile olamaz.

Kürtaj Fiyatları Söz Konusu Olduğunda Etkileyen Kriterleri İyice İncelemelisiniz

 

 

Hamileliği sonlandırmak gibi bir düşünceye sahip olan hasta kararını geniş kapsamlı düşünmeli ve kararlılığını ortaya koyduğunda, ne kadar erken haftalarda gerçekleştirilirse operasyonların fiyatları da onunla bağlantılı olarak daha düşük olacaktır. Önemli bir hususu belirtmeden geçmeyelim. Yasalarla belirlenmiş olan çerçevemizde hamilelik on haftayı geçmediği durumda kürtaj işlemi gerçekleştirilmektedir. On haftayı geçen hamileliklerde herhangi bir mahkeme kararı ya da tıbbi gereklilik olmadığı sürece gebelik sonlandırılamaz. Bunun karşısında duran, her şeye rağmen bu operasyonu yapan klinik, doktor ya da hastaneler suç işlemiş olmaktadırlar. Burada yasanın amacı hastaları korumaktır. Bu koşullar, hastaların sağlığını tehlikeye atmaktadır.  Devlet ve özel hastanelerin bu işlem için belirledikleri fiyatların değişikliğinin yanında özel hastaneler arasında da belirli bir fiyat sıkalası bulunmadığı için küretaj fiyatları değişebilmektedir. Özel hastaneler söz konusu olduğunda gebelik sonlandırma ameliyatlarına, bahsi geçen özel hastanede yapılan diğer ameliyatlarda, operasyonlarda geçerli olan ücret politikalarını yansıtabileceklerdir. Ayrıca bu operasyonların klinik ya da özel muayenehanelerde yapılması, hastane masrafları olmaması açısından çıkacak fiyat daha makul olacaktır. Ama daha önceki yazılarımızda da bahsettiğimiz gibi işlemin riskleri göz önüne alındığında ve en nihayetinde cerrahi bir operasyon olduğu için tam donanımlı bir hastanede gerekli işlemlerin yapılması, komplikasyonların riskini minimuma indireceği gibi sağlık açısından da daha yararlı olacaktır.

Hamileliğini sonlandırmaya karar veren kişiler yaptıkları araştırma ve görüşmelerde operasyonu yaptıracakları yer ve doktora karar verme aşamasında artı ve eksileri ortaya koyarak değerlendirmeli, söylenen fiyatlar ile yapılan işlem ve sunulan hizmetler karşılaştırıldığında en doğru karar verilmelidir. Kürtaj İzmir Fiyatı kapsamında lokal anestezi ile yapılan işlemler genel anestezi ile yapılan işlemlere göre daha uygun olmaktadır. Bununla beraber hastaların stres ve heyecan yapmamaları ve bunun işleme yansıyan etkilerini bertaraf etmek açısından genel anestezinin tercih edilmesi çok daha iyi olacaktır.  Normal koşullar altında genel ve lokal anestezi ile yapılan işlemlerde ağrı hissedilmez. Bu kadar detaydan sonra kürtaj operasyonunun tüm süreçlerini kapsayan adımlarında neler olup olmadığı, nelerin doğru nelerin yanlış olduğu ya da yasalar kapsamında nelerin uygun olduğu ile ilgili bilgileri de sizlere aktarmak istiyoruz. En bilinmesi gereken temel konu on sekiz yaşından büyük olan bekar veya evli kadınlar hamileliklerini sonlandırmak istediklerinde, onuncu haftaya kadar gerekli prosedür ve ödemeleri yaptıktan sonra istedikleri hastanede gebelik sonlandırma operasyonunu gerçekleştirebilirler. Küçük bir dipnotu da belirtelim hemen. Tıbbi olarak durumu gereği düşük veya aşırı kanama gibi durumlarla karılaşan ve en acilinden kürtaj yaptırmaları gereken hastalar, özel hastanelerin acil bölümünden sevk edildikleri takdirde, hiçbir ücret ödemeden özel hastanelerde operasyonu gerçekleştirebilirler. Böyle bir durumda ücret talep ettiklerinde bilginizin olmadığını düşünerek durumdan faydalanmak isteyebilirler, hakkınızı sonuna kadar kullanabilmelisiniz.

Bir diğer en çok tedirginlik unsuru yaratan konu da gebelik sonlandırma operasyonu gerçekleştikten sonra işlem bilgileri dahil konuyla ilgili bilgilerin kimlere verildiği olmaktadır. Bu konu birinci derecede hassasiyet gerektiren bir konu olduğu için hasta olan kişinin isteği doğrultusunda hareket edilmekte, istenmediği takdirde konu hiç kimse ile paylaşılmamaktadır. Ne zaman hasta konunun paylaşılmasını istediği kişilerden bahsederse o zaman bilgisi verilmektedir. İstisnai durumunu on sekiz yaşından küçük olup küretaj operasyonu yaptırmak isteyen hastalar için yasal olarak ebeveynlerinin izni olması gerektiğinden, hasta ne kadar karşı çıksa da çalışan ekip söz konusu hastanın ailesine haber verilmektedir.  Ve karşılaşılan başka bir sorun ise, gebelik sonlandırma ameliyatı olmak isteyen ancak maddi anlamda gereken ücreti ödeyemeyen hastalar, kimsenin haberi olmadan halletme derdine düşmekte ve yasal olarak herhangi geçerliliği olmayan, uzmanlığı, tecrübesi olmayan yer ve kişiler tarafından yasa dışı yollarla gerçekleştirilen işlemler, hastanın ölümüne kadar gidebilecek yan etki ve komplikasyonların ortaya çıkmasını yok açacaktır. Söz konusu hastanın çevresinden duyduğu olumlu yorumlardan yola çıkarak illegal yöntemle konuyu halletmek isteyen kişilerin sahip oldukları riskleri, hayatları pahasına kabul etmektedirler.


kurtaj-izmir2.jpg
16/Ağu/2018

İzmir Kürtaj İçinde Bulunduğunuz Duruma En Uygun Yaklaşımı Sergileyecektir

Kim olursa olsun kürtaj konusunu bilmeyen, fikir sahibi olmayan kişi neredeyse yok diyebiliriz. Bununla birlikte birçok kişi de söz konusu operasyonu sadece gebelik sonlandırma olarak algılamaktadır. Ama istenmeyen veya tıbbi gerekçelerle hamileliğin sonlandırılması için gerçekleştirilen bir operasyon olsa da sadece bu amaçla gerçekleştirilen bir ameliyat olmamaktadır. Kürtaj sözcük anlamı ile kazımak kelimesine karşılık gelmektedir. Örnek vermek gerekirse diş doktorları da diş etlerinde meydana gelen lezyonları temizlemek adına kürtaj ya da diğer adıyla küretaj yapmaktadırlar. Kelimenin doğru kullanımı küretaj olmaktadır. Lakin halk dilimizde bu kelime kürtaj olarak yer etmiştir. İzmir Kürtaj dahil tüm merkez ve muayenehanelerde rahim içerisinden herhangi bir dokunun bazı aletlerin yardımı ile kazınarak alınması, temizlenmesi şeklinde yapılmaktadır. Alınan dokular, rahim içinde gelişmekte olan embriyo veya fetüs olabileceği gibi tedavi ya da biyopsi amaçlı olarak da alınabilir. Kadın doğum uzmanları tarafından yapılan operasyonlar işi kademede gerçekleşir. İlk kademe, dilatasyon olarak adlandırılan rahim ağzı genişletilmesi söz konusudur. İkinci kademede küretaj olmaktadır. Dünya genelinde de oranı yüksek olan operasyon, ülkemizde de kadın doğum uzmanlarının en sık yaptığı operasyonlar arasındadır. Tekrar hatırlatıyoruz, yine yeniden söz konusu operasyon doğum kontrol yöntemi olmamaktadır.

Küretaj operasyonunun rahim içinden doku almak olduğu düşünülürse gebelik sonlandırma işleminin tek bir işlem olmadığı da anlaşılabilir. Menopoz sonrası kanamalarda ya da kanama bozukluklarında ne olduğunun tespit edilmesi için söz konusu operasyon yapılabilir. Aynı zamanda kısırlık gündeme geldiğinde yumurtlamanın olup olmadığının anlaşılması için de uygulanmaktadır. Çeşitlerine göz gezdirirsek;

  • Gebelik Boşaltımı: İstenmeyen hamileliklerin sonlandırılması amacıyla üreme dönemindeki kadınlara en çok uygulanan kürtaj çeşidi olmaktadır.

 

  • Probe Küretaj: Daha önce bahsettiğimiz menopoz sonrası kanamalarda ya da kanama bozukluklarında tespit amacıyla yapılan işlem olmaktadır. Küret gibi belli aletlerin yardımıyla rahim içi bazal tabakaya kadar olan kısmı kazınır. Kanamayı durdurmak adına yapılan işlem, derecesi şiddetli olan ve uzun süren kanamaların temel nedenini çözebilmek adına da yapılmaktadır. Bahsettiğimiz açıdan bakıldığında ek olarak tedavi unsurunu da içinde barındırdığını söyleyebiliriz. Bu işlemle beraber başta rahim kanseri, endometrial hiperplazi ve atrofi olarak adlandırılacak rahimde yaşa bağlı zayıflama gibi rahatsızlıkların tespiti gerçekleşebilir.

 

  • Fraksiyone Küretaj: Uygulanma sebebi probe küretaj ile neredeyse aynı sayılabilir. Burada farklılık yaratan nokta rahim ağzının iç kısmını tamamen kaplayan endoservikal kanalından ve ayrıca rahimin içini kaplayan endometrium tabakasından ayrı ayrı örneklerin alınmasıdır. Rahim ağzı kanseri ile rahim kanseri hastalıklarında ayırım yaparak sonuca ulaşmada etkili olmaktadır.

 

  • Endometrial Dating: Kısırlık tespitinde yumurtlama durumunun söz konusu olup olmadığının anlaşılabilmesinde adet döngüsünün yirmi birinci gününde endometriumdan örnek alınmaktadır. Yumurtlama döneminden sonra progestron hormonunun salgılanması ve yarattığı etkisiyle salgılama (endometrium sekresyon ) safhasına geçilir. Bu işlemde amaç adet döngüsünün endometrium durumuyla uyumlu olup olmadığının anlaşılmasıdır. Anlaşılabilmesi için de rahmin içinden belli bir küret ile bir tane örnek alınmaktadır.

 

  • Revizyone Küretaj: Hastaların doğal yolla düşük yapmalarından sonra içeride kalabilecek parçalar düşünülerek, parçaların temizlenmesi için yapılan işlem olmaktadır. Düşük yapıldığında, içeride herhangi bir parça kalmadığı düşünüldüğü zaman bile işlemin yapılması gerekli bir prosedür olmaktadır. Bunlara ek olarak doğum sonrasında rahim içinde plasenta kalıntılarının kalmış olacağı şüphesi mevcutsa boom küretler ile parçalar alınmaktadır. Bu işlem de bu uygulamanın içinde değerlendirilmektedir.

 

Gerekli Araştırmalar Yapıldığı Takdirde Kürtaj İşleminin Endişe Verici Bir Yanı Olmadığı Anlaşılıyor

 

Hayatlarında ilk kez bu işlemi yaptıracak kadınların nasıl bir işlemden geçeceklerini bilmedikleri, neyle karşılaşıp ne hissedeceklerini bilmedikleri için korku yaşamaları normaldir. Çevrelerinde bu operasyonu olan kişiler varsa onlardan alacakları bilgiler ışığında biraz daha rahatlayabilmektedirler. . İzmir Kürtaj olarak bu konuda gerek kişilerin gerekse toplumun içinde bulunduğu normları bildiğimiz için gerekli olan tüm detayları düşünerek desteği vermekteyiz. Diğer yazılarımızda da bahsettiğimiz ama söz konusu yazıları okumayan okuyucularımız için kısaca bilgi verelim. Kürtaj operasyonu, genel ya da lokal anestezi yoluyla gerçekleştirilmektedir. Hastaların ağrı ve acı duymaları, oluşabilecek komplikasyonların minimuma indirilmesi açısından genel anestezi ile yapılmasını daha fazla tercih etmekteyiz. Gebelik boşaltımı olarak da adlandırılan gebelik sonlandırma operasyonuna karar verirken, yapılan ve pozitif çıkan gebelik testlerini tek başına dikkate almamalısınız. Mutlaka bir kadın doğum uzmanına başvurmalı, ultrason yardımı ile gebelik durumunun netliği, rahim içerisinde yerleşmiş olması kesinleştirilmelidir.

Operasyon en başta muayene ile başlamaktadır. Hasta mesanesini idrarını yaparak boşaltmalı, iç çamaşırını çıkartarak muayene masasına uzanmalıdır. En sağlıklısı hasta işlem için özel önlükleri giymelidir. Uygun pozisyon olan lithotomi pozisyonunda hasta bacaklarını özel bölümlere yerleştirmektedir. Genel anestezi uygulanması durumunda ince katater desteği ile damar yolu açılmakta, anestezi uzmanı tarafından ilaç verilmektedir. İlacın verilmesi ile hasta birkaç saniye içerisinde uykuya dalmaktadır. Burada önemli olan nokta, anestezinin ne kadın doğum uzmanı ne de başka birisi tarafından verilmesidir, anestezi konusunda deneyimli bir anestezi uzmanının devrede olması gerektiğidir. Hastanın uyumasıyla pozisyon aldırılır. Genel bir muayene ve değerlendirme sonrasında kullanılacak özel aletlerle rahim ağzı açılarak, enfeksiyona karşı önlem almak için vajina ve rahim ağzı antiseptik solüsyonlar ile temizlenir. Lokal anestezi tercih edilirse de ilaçlar rahim ağzının iki tarafına enjekte edilir. Kullanılacak aletler ile rahim ağzı tutularak, rahmin düz hale gelmesi sağlanmaktadır. Gerekirse dilatasyon ( rahim ağzı genişletilmesi) işlemi gerçekleştirilir.

Gerekmedikçe ve çoğunlukla ihtiyaç duyulmayan dilatasyon tamamlandıktan sonra kullanılacak aletler ile rahim ağzından rahim boşluğuna ulaşılmaktadır. Kanül aletleri yerleştirildikten ve vakum etkisi gösteren enjektöre bağlandıktan sonra ileri geri hareketleriyle rahim içinin temizlenmesi gerçekleştirilir. Rahim içi tam anlamıyla temizlenene kadar devam edilmektedir. İzmir Kürtaj özellikle bu işlemlerden sonra rahim içinde parça kalma durumuna karşılık gereken hassasiyeti göstermektedir. Buna rağmen şüphe duyulması durumunda küretlerin yardımıyla temizlenecektir. Eskiden kullanılan küretler çok tercih edilmemektedir. Rahmin delinmesi ve yapışkanlık sorunu kapsamında kısırlık ihtimalini gündeme taşıyabilir. Tıbbi zorunluluk söz konusu olmadığı takdirde bu aletlerin kullanılmasına gerek yoktur. Biyopsi için yapılan kürtajlarda en ince olan kanüller kullanılabilmektedir. Burada da patalojik anlamda teşhis konulabilmesi için tercih edilmektedir. İşlemler bittikten sonra aletler çıkarıldığında, çıkarılan yerde kanama olması durumunda baskı uygulanarak durdurulmaktadır. antiseptik solüsyonlar ile vajinanın temizlenmesinin ardından son olarak spekulum çıkartılmaktadır.

Kürtaj operasyonu lokal anestezi ile yapıldığında hastanın beş ila on dakikada kendine gelmesi gerçekleşecektir. Genel anestezi uygulanmış hasta uyandırılmakta ve bir iki saat dinlendikten sonra rahatlıkla evine gidebilmektedir. Operasyon geçiren kişinin operasyon olduğu hiç kimse tarafından anlaşılmamaktadır. Dışarıdan anlaşılabilecek herhangi bir durum söz konusu olmamaktadır. Eve giden hasta bir hafta sonra kontrole gelmeden önce antibiyotik, ağrı kesici ve kanama azaltıcı ilaçlar içerek toparlanma sürecine girecektir. Küretaj sonrasında iki üç gün kadar kanama olması ya da hiç kanama olmaması anormal karşılanmamalıdır, olabilir. Kanama olmadığı halde yoğun ağrılar söz konusuysa muayene gerektirebilir. Doktora başvurmak doğru karar olacaktır.

Gebelik Sonlandırma Operasyonun Gerektirdiği Koşullar Dikkatli Bir Şekilde Yerine Getirilmelidir

 

Bahsettiğimiz tüm detaylar göz önüne alındığında söz konusu operasyon zor bir işlem olmamakla beraber, hijyen ve uygulama kuralları çerçevesinde işlemin poliklinik gibi koşullarda değil de hastane ortamlarında yapılması en sağlıklısı olacaktır. İzmir Kürtaj olarak söylediklerimizin ve uygulamalarımızın arkasında olarak gereken tecrübemizi ve başarımızı sizlerle paylaşmaktayız. Operasyondan önce operasyonun gerçekleştirileceği hastane ya da kliniğe ayarlayabilirseniz size eşlik edebilmesi adına bir arkadaşınız ya da tanıdığınız ile gelmeniz iyi olacaktır. Operasyondan önce yaklaşık altı saat öncesinden su dahil hiçbir şey yiyip içmemelisiniz.  İşlemden hemen önce tuvalete gitmeli, idrarınızı yaparak mesanenizi boşaltmalısınız. Yapılan işlemlerden sonra da odaya alınan hastanın yarım saat bir saat dinlenmesi gerekecektir.  Doktorun vereceği ya da söyleyeceği başka bir konu yoksa sosyal ya iş hayatınıza dönebilir, istediğiniz şeyleri yiyebilir ve içebilirsiniz. Kısıtlama söz konusu olmadığı gibi, uzun süre aç kalındığı için şekerli bir şeyler tüketilmesi faydalı olacaktır.

Bununla beraber tekrar üzerinde durmamız gereken konular var ki onlar da altı sekiz saat sonra ancak araba kullanıyor olabileceğiniz gerçeğidir. Ya da dikkat gerektiren her türlü işinizi ertelemeniz gerekebilir. Kürtaj sonrası birkaç gün regl sancılarına benzer ağrıların olması muhtemeldir. Paniğe kapılmanızı gerektirecek bir durum yoktur. Böyle durumlarda söz konusu doktorun önerdiği ağrı kesici ilaçları kullanmanız yeterli olacaktır. Ayrıca operasyon sonrasında doktorunuzun size reçete ile yazdığı antibiyotik ilacı önerdiği kullanım talimatına göre kullanmanız iyi olacaktır. Üç dört gün süren kanama ile birlikte parçalar ya da ufak pıhtı şeklinde küçük parçalar düşebilmektedir. BU anlattığımız, söylediğimiz her durum olması muhtemel, normal durumlardır. Bununla birlikte hiç kanama olmaması da aksine sorun olduğu anlamına gelmemelidir. Kanama olmadığında da endişelenmenize gerek yok. Operasyon sonrası regl dönemini hesaplamanız için şöyle bir yol izleyebilirsiniz. Küretaj işleminin yapıldığı günü son regl kanamanızın ilk günü olduğunu düşünerek hareket edebilir, yaklaşık bir ay sonraya tekabül eden zamanda da ilk adet kanamanızın olması gerekecektir. BU bilgiler ışığında kırk gün içerisinde regl olmazsanız hemen doktorunuz ile iletişime geçin.

Ülkemizde farklı nedenlerle yapılan kürtaj işlemlerinden özellikle gebelik sonlandırma işlemi kanunlar ile açıklanarak sınırlama getirilmiştir. İzmir Kürtaj ülkemizin getirdiği yasalara en uygun şekilde hareket ederek hastalarına gereken desteği sağlamaktadır. Bu yasalar çerçevesinde, on sekiz yaşından büyük ve evli olan kadınlar, ancak kendileriyle birlikte eşlerinin talepleri doğrultusunda operasyonu gerçekleştirebilmektedirler. Evli olmayan kadınlarda bu şart haliyle aranmamaktadır. On sekiz yaşından küçük hastalar için de velilerinin ya da vasilerinin onayı gerekmektedir. Küretaj kararı mahmeke sonucunda verildiyse, operasyondan önce mahkeme kararının tebliği gerekmektedir. Ve tabi ki on haftadan fazla olan hamileliklerin sonlandırılması, bebekte anormal bir durumun söz konusu olması ya da anne hayatının tehlikede olduğunun ortaya çıkması durumunda söz konusu olmaktadır. Belirtilen hususlara rağmen yasalara aykırı hareket ederek operasyonu gerçekleştiren ve yaptıran kişiler için cezai yaptırımlar devreye girmektedir.


sarkma.jpg
16/Ağu/2018

Rahim Sarkmasının Hangi Derecede Olduğu Tedavi İçin Önemlidir

Rahim yani uterus döllenen yumurtanın yerleştiği, büyüdüğü ve gelişmesini sağlayan, leğen kemiği içerisinde, idrar torbasının arka kısmında, kalın bağırsağının ön tarafında yer alan bir üreme organıdır. Bu organın büyükleri hiç doğum yapmamış bir kadında 5-6 santimetredir. Doğum yapmış kadınlarda ise bu boyut 6-7 santimetre büyüklüğüne çıkar.

Genital bölge organlarını sabit tutan bağlar, yapılan doğumlar başta olmak üzere, yaşın ilerlemesi, fazla ağırlık kaldırmak, sürekli öksürmek, fazla ıkınmak, şişmanlık, kronik kabızlık ve bazı akciğer hastalıklar gibi nedenlerle işlevini kaybeder. Bu nedenlerle bağların zayıflaması sonucunda rahim aşağı doğru kayar veya vajinadan dışarı çıkar.

Rahim sarkması problemi genellikle hayati bir durum doğurmaz ancak sarkma problemi yaşayan kişinin hayat kalitesinde düşme görülebilir. Rahim sarkması çok ileri durumlara ulaşırsa bazen tamamen vajinadan dışarı çıktığı görülür. Bazı kadınlar parmaklarıyla rahmi geriye sokmak zorunda kalabilir. Dışarı çıkan rahim iç çamaşırlara ya da genital bölgeye süründüğü için zamanla yaralar ve ülserler oluşabilir. Nadiren de olsa mikrop kapma durumu yaşanabilir. Bu durumda rahim sarkması sorununun nedenleri, belirtileri, rahim sarkması tedavisinin nasıl olacağı, tedavi olunmaya karar verildiyse rahim sarkması fiyatı İzmir, İstanbul, Ankara ve Türkiye’nin dört bir yanında bu tedavilerin nerelerde yapılması gerektiği gibi sorular akla gelmektedir.

Rahim sarkmasının belirtileri:

  • kasık bölgesinde basınç hissi,
  • vajinadan bir parçanın sarkması ve ele gelmesi,
  • bel ağrısı, sırt ağrısı, küçük idrar yaparken yanma,
  • idrar yapma sonrası silinirken dışarı sarkan organda acıma,
  • sık idrara çıkma isteği,
  • idrar sıkıştığı zaman rahim ağzında yanma ve sızlama,
  • idrar yaparken sürekli yara varmış gibi sızlama hissi,
  • cinsel ilişki sırasında gerginlik, acı duyma,
  • cinsel isteksizlik, hissetmeme, cinsellikten soğuma,
  • cinsellik sırasında korku,
  • sık sık idrar yolu enfeksiyonları ile karşı karşıya kalma,
  • Hastanın eline gelen şişkin ve çıkıntı kısmın çamaşıra sürttüğünde kanama yaratması,
  • eğer rahim sarkması çok ileri derecede seyrediyorsa ve organ sarkma derecesindeyse idrar kaçırma problemleri, gaz kaçırma
  • daha ileri seviyede organ sarkması olan kadınlarda problemleri, ishal olunduğunda dışkı kaçırma,
  • ciddi derecede kabızlık çekme, idrar yapmada zorlanma
  • ayakta durulduğunda, öksürüldüğünde, hapşırıldığında ve ıkınma esnasında ağrı ve alt bölgede dolgunluk hissi

Rahim sarkmasının nedenleri:

  • Gebelik ve doğum sırasında travma ve destek bağ dokusunun zarar görmesi
  • Zor gerçekleşen doğum ya da hamilelik süresinde rahimi tutan pelvik kemiklerinin ve bağ dokularının zaman içinde zayıflaması
  • Kas tonusunun kaybı
  • Menopoz sonrası kanda azalmış ösrtojen
  • Yerçekimi etkisi
  • Östrojen eksikliği
  • Yıllarca tekrarlayan zorlamalar
  • Çok sayıda doğum yapmak
  • Normal doğum yapmak
  • İri bebek doğurmak
  • İlerlemiş yaş
  • Şişmanlık
  • Güç gerektiren işlerde çalışmak veya ağır sporlar yapmak sonucu ağır yük kaldırmak zorunda olmak
  • Sürekli öksürmek
  • Kabızlık sorunu yaşamak
  • Fazla ıkınma
  • Bir veya daha fazla gebelik ve vajinal doğum
  • Büyük bir bebek doğurmuş olmak
  • Kronik öksürük
  • Aşırı stres
  • Daha önce geçirilmiş pelvis cerrahisi
  • Bağırsak hareketleri için sık olarak ıkınmak
  • Genetik olarak rahmin zayıf bir bağ dokusuna sahip olması
  • Bir genetik faktör olan beyaz veya latin ırktan olmak

Rahim Sarkması Tedavisi

Rahim sarkması için tedavi olunmaya karar verildiyse tedavi için nereye danışılacağı, tedaviye nereden başlanacağı, rahim sarkması fiyatı İzmir, İstanbul, Ankara ve Türkiye’nin dört bir yanında bu tedavilerin nerelerde yapılması gerektiği gibi sorular akla gelmektedir. Rahim sarkmasının tedavisinin yapılabilmesi için sarkmanın derecesi tanımlanmalıdır. Genellikle birinci ve ikinci derece rahim sarkması yaşayan kadınlara bir tedavi uygulanmaz. Rahim sarkması hastada hiçbir belirti vermiyorsa ya da çok az bir belirti görülüyorsa basit önlemlerle sarkmanın kötüleşmesi önlenebilir. Bu kişiler için kegel egzersizleri yapmaları önerilir. Diğer önem niteliğindeki öneriler arasında pelvik kasların güçlendirilmesi, kilo vermek ve eğer varsa kabızlığı tedavi etmek bulunabilir. Ayrıca rahmi desteklemek için vajinaya plastik bir halka yerleştirilebilir

Ancak üçüncü ve dördüncü evrede olan kadınlara tedavi uygulanması şarttır. Tedavinin şart olmasının nedeni bu evrelerde hastaların şikayetlerinin artmış olmasıdır. Bu şikayetler organın bacakların arasına doğru sarkması, sarkan organda yara oluşumu, yaraların zamanla kanserleşme yaratma riskidir. Üçüncü ve dördüncü evrede bulunan hastalara tedavi için ameliyatlar uygulanır. Bu ameliyatlardan ilki zayıflamış pelvik taban dokularının onarımı için yapılır. Zayıflamış pelvik taban doku onarımı için yapılan ameliyatlar açık yöntemle vajinadan ya da laparoskopik yöntemle karından yapılabilir. Cerrah, pelvik organları desteklemek için zayıflamış pelvik taban yapılarına hastanın kendi sağlıklı dokularını veya sentetik bir maddeyi aşılayabilir. Rahim sarkması çok şiddetli ise rahmin çıkarılması önerilebilir ve histerektomi işlemi uygulanabilir.


ikolata-kisti.jpg
16/Ağu/2018

Çikolata Kisti Tedavisinde Her Hastaya Farklı Yaklaşım

Rahmin iç kısmını oluşturan ve adet kanamalarını sağlayan endometrium, adet döngüsü boyunca kalınlaşır ve 10 – 15 mm kalınlığına kadar ulaşır. Eğer kadının yumurtası sperm ile döllenmezse bu kalınlaşan rahmin iç tabakası kanama şeklinde dışarı atılır. Kesin olarak bilinmeyen bir sebeple atılması gereken endometrium tabakasının rahim ve rahim dışında başka bir bölgede birikmesi çikolata kistlerine neden olur.

Tabakanın birikerek çikolata kistinin oluşabileceği bölgeler rahim, yumurtalıklar, karın iç kısmı, rahim üzeri olabilir. Rahim içinde gerçekleşen kalınlaşma gibi başka bölgelerde biriken yapılarda kalınlaşma yaşar. Olmaması gereken bu birikmeler ve kalınlaşmalar üreme sistemindeki dokular arasında yapışıklıklara yol açar. Bu yapışıklıklar çikolata kisti (endometriozis) olarak tanımlanır.

Çikolata kistleri her zaman ve her hasta için aynı tedavi ile yok edilemez. Çikolata kistleri olan kadınlar genellikle tedavi için hemen ameliyatın önerilmesinden korkarlar. Çikolata kistleri için en etkili yöntem cerrahi uygulamalar olsa da farklı hastalar için farklı tedaviler önerilmesi önemlidir. Tedavi söz konusu ise çikolata kisti İzmir ve İstanbul gibi şehirlerde sağlık olanaklarının çok olması nedeniyle farklı yöntemler ile tedavi edilebilir.

Çikolata Kistinin Gösterdiği Belirtiye Göre Tedavi Yöntemleri

Ağrı şikayeti varsa bu hastalar için en etkili olabilecek tedavi cerrahi uygulamalardır. Uygulanan cerrahi girişimin laparoskopik olarak yapılması, alınan sonuçlara ve hastaların konforu açısından, karın bölgesinin açılarak yapılan açık ameliyata göre daha avantajlı kabul edilmektedir. Laparoskopi günümüzde çikolata kisti tedavisinde cerrahi yöntem uygulanacaksa kullanılan en iyi yöntemdir. Yapılan cerrahi girişimde çikolata kisti çıkarılmalı, meydana gelmiş olan yapışıklıklar açılmalı ve diğer endometriozis odaklarının yok edilmesi sağlanmalıdır. Operasyonda rahim arkası ve kalın bağırsak arkasında yer alabilen kistler gözden kaçabilir. Bu durum ameliyat sonrası ağrıların geçmemesine neden olur. Çikolata kisti İzmir’de yapılacaksa hasta birçok doktor, klinik ve hastane alternatifine sahip olabilir. Çikolata kistlerinin tedavisi söz konusu ise çikolata kisti İzmir, İstanbul, Ankara ya da bulunduğunuz şehir hiç fark etmeksizin operasyonu yapacak olan doktorun hem çikolata kistleri hem de laparoskopik yöntem konusundaki deneyimleri çok önemlidir. Doktorun deneyimi hem tüm kistlerin temizlenmesi hem de ameliyat sırasında yumurtalık kapasitesine zarar verilmemesi açısından önemlidir.

Eğer bir hastada sadece kist var ise ve kistler kişinin yaşam standardını kötü yönde etkileyecek bir belirti vermiyorsa cerrahi girişim uygulanmaz. Hastanın cerrahi girişime başvurmadan belirli bir süre kistin gözlem altında tutulması en doğru tedavi yaklaşımı olacaktır. Gözlem altındayken yapılan kan tetkiklerinde tümör belli standartları aştıysa ve kistin çapı 5 santimetreyi geçtiyse yine cerrahi müdahale gerekebilir. Cerrahi öncesinde yapılacak yumurtalık kapasitesi testleri sonucunda eğer hastanın yumurtalık kapasitesi düşükse ve hastanın çocuğu yoksa cerrahi girişim olabildiğinde ertelenir. Çocukları olan ya da ileride çocuk sahibi olmayı istemeyen kadınlarda ise, cerrahi girişimle kistin çıkarılması uygulanmalıdır.

Kistler hamileliğe izin vermiyorsa bu hastalarda öncelikle yumurtalık rezervi değerlendirilmelidir. Bu rezervin yeterli olduğu belirlenirse, kistin tek taraflı olması halinde laparoskopi yöntemi uygulanır. Laparoskopiden sonra hastanın yaşına göre 6 ya da 12 ay süre ile hamilelik beklenir. Eğer hastanın yumurtalık rezervi iyi değil, yaşı 38’den fazla ya da kist iki taraflı ise doğru tedavi yönteminin tüp bebek olduğu düşünülür.

Kistler tüp bebek tedavisini başarısız kılıyorsa bu hastalar için hangi tedavi yöntemlerinin uygulanması konusunda herhangi bir görüş birliği bulunmamaktadır. Eğer bir kadın gördüğü tüp bebek tedavilerinde 3 ve daha fazla başarısızlık elde ettiyse çikolata kistleri için cerrahiden başka bir yöntem önerilmez. Bu gibi durumların yaşandığı hastalar içinde yarı yarıya bir oranda gebelik elde edildiği görülmüştür.

Tekrarlayan laparoskopilerden sonra tekrar kist oluşuyorsa bu tür hasta gruplarında laparoskopik cerrahinin komplikasyonları fazla olur. Çocuk sahibi olmak istemeyen ve ağrı şikayeti olan kadınlarda, rahim ve yumurtalıkların alınması söz konusu olabilir. Ancak eğer hasta ileride çocuk sahibi olmayı düşünüyor ise tüp bebek tedavisi uygulanır. Ancak bu tedaviden önce hastaların tüpleri değerlendirilmelidir. Çünkü tekrarlayan cerrahi girişimlerin sonrasında, hastalarda oluşma olasılığı yüksek yapışıklıklar nedeniyle tüplerde tıkanma meydana gelmiş olabilir. Birden fazla yapılan cerrahi girişimlerin neden olduğu tıkanmalar kadının tüp bebek yöntemi ile bile gebelik şansının az olduğu anlamına gelir.  Eğer tüplerde tıkanıklık fark edildiyse tıkanıklıkların laparoskopi ile alınması gerekebilir.

 


kurtaj.jpg
16/Ağu/2018

Kürtaj Nedir?

Söz konusu Kürtaj konusunun tanımı geniş olmakla beraber kadın hastalıkları ve doğum alanında terim, rahimin içerisinden herhangi bir dokunun uygun görülen aletlerin yardımıyla kazınarak alınma işlemidir. Dokulardan kastımız, gebelik temelli olabileceği gibi biyopsi veya tedavi amaçlı alınmış dokulardır. Gebelik esaslı küretaj ise söz konusu kadının rahmine yerleşmiş olan gebeliğin hasta isteği ya da tıbbi zorunluluk sebebiyle farklı teknikler kullanılarak sonlandırılmasıdır. BU işlemde mutlaka hastanın yazılı onayı alınmaktadır. Ve belirtilmelidir ki, yanlış algının aksine bu operasyon, kesinlikle kadın doğum yöntemi değildir. Kendi isteği ile operasyona başvurup gerçekleştirmek isteyen kadın hastanın başvurabilmesi için ilk önce hamile olduğunu öğrenmesi veya regl döneminde gecikme olduğunun farkına varması gerekir. Bu durumlarda kadın doğum uzmanına başvurmalıdır. Yapılan hamilelik testlerinin yanlış çıkma ihtimaline göre testler yapılmalıdır. Hamile olduğu kesinleşen hastanın kaç haftalık gebe olduğu ultrason tetkiki ile belirlenmelidir. Kadın doğum uzmanı hastanın ve gebeliğin genel sağlık durumunu değerlendirmesi gerekir. Küretaj işlemine engel teşkil edecek herhangi bir durum olup olmadığı tespit edilir.

Gebelik sonlandırma olarak da söyleyebileceğimiz operasyonu her kadın yaptırabilmektedir. Evli olup olmaması önemli olmamaktadır. Doktor tarafından gebelik değerlendirildiğinde gebeliğin annenin hayatını tehlikeye sokuyorsa ya da bebekte anormallik söz konusuysa tıbbi zorunluluk devreye girecektir. Yasal belgeler hazırlandıktan sonra bebek alınabilmektedir.  Gebeliğin sonlandırılmasında karar aşamasındaki kararlılık önemli olmaktadır. Sosyal konumları, gelecekte planladıkları yaşamları, eşlerinin hayatlarındaki rolleri, ekonomik koşulları gibi unsurlar devreye girmektedir. Tüm bu unsurlar geniş kapsamlı olarak düşünülmeli, süzgeçten geçirilmeli ve öyle karar verilmelidir. Her operasyonun riskleri olabileceği gibi gebelik sonlandırmanın da riskleri elbette ki bulunmaktadır. Yeterli araştırma yapılmadan sırf durumdan kurtulmak için gidilen merkez ya da doktorların yapacağı operasyon sonucunda enfeksiyon kapılması, operasyon sırasında parça kalması gibi ameliyat sonrası oluşabilecek riskler mevcuttur. Tedavi edilebilirler ancak baştan da önlem alınması gerekir. Bununla beraber operasyon için gidilen kadın doğum uzmanının operasyon öncesi ne gibi risklerle karşılaşılabileceği hastaya anlatılmalıdır. Hastanın bu anlamda bilgilendirilmesi de önemlidir. Operasyonu yaptırmak isteyen hastaların gebelik sonlandırma operasyonunu beş ve altıncı haftalarda gündeme getirmesi gerekmektedir. Daha önceki aşamalarda yapılacak operasyonlarda zaman zaman rahim içinde gelişmekte olan embriyo veya fetüs tam olarak boşaltılamayarak gebelik sonlandırılamaz. Ve gebelik devam edebilir. Belirttiğiniz zaman dilimine göre hareket etmeniz daha iyi olacaktır.

 

Operasyon sırasında oluşabilecek riskler arasında rahmin delinmesi riski de söz konusu olabilir. Bu da gebe olan bir rahim, gebe olmayan rahime göre daha yumuşak olmaktadır. Bu hassas durum, operasyon sırasında sert ve dikkatsiz olabilecek bir işlem karşısında oluşabilmesine, rahmin delinmesine yol açabilir. Eğer dikkatli yapılırsa da rahim delinmesi riski minimuma inecektir. Gebelik yaşının büyümesi gibi bir unsur da rahmin delinmesi riskini artıran bir faktördür. Fark edildiği anda gerekli tedavilerin yapılması gerekecektir. Kürtaj yapılırken plasenta parçası içeride kalabilir ve belli bir süre sonra çok fazla ve aralıksız devam eden kanama ile kendini gösterebilir. Bu durumda yeniden aynı operasyonun gerçekleştirilmesi gerekir.  Yapılan operasyondan çoğunlukla beş-altı gün geçtikten sonra belirtilerini gösteren enfeksiyon riski de yine operasyon sırasında hijyen kurallarına tam uyulmadığı için gerçekleşmektedir. Tabi ki ne kadar hijyen kurallarına uyulsa da enfeksiyon riski bulunmaktadır ancak minimuma inecektir.

Kürtajın Risklerini Her Yönüyle Değerlendirmelisiniz

Kurallarına uygun olarak yapıldığında saydığımız ve sayacağımız tüm riskler en aza inecektir, tamamen ortadan kalkma durumu her zaman olmayabilir ancak operasyonu ve kişilerin sağlığını her türlü riske atabilecek ortam, malzeme, uygulama söz konusu olduğunda risklerin yaratacağı etkiler de artmaktadır. Bahsedeceğimiz bir diğer risk de Asherman sendromu olarak adlandırılan yapışıklık riski olmaktadır. Rahimin iç duvarlarındaki yapışıklıklar, adet kanamasında azalmaya neden olabileceği gibi kısırlığa da yol açabilir. Bu risk operasyon sırasında rahmin gerekenden fazla kazınması sonucu ortaya çıkar. Bunu tespit etmek de rahim filmi yoluyla ya da histeroskopi ile mümkün olur. Teşhis konulduğunda cerrahi yöntemle histeroskopik ile rahim içindeki yapışıklıkların açılması sağlanır. Diğer riskler de operasyonun yapılamaması, aşırı kanamanın olması, adet gecikmelerinin olması ve rahim içinde kanların birikmesi olabilmektedir. Sayılan tüm bu riskler, gebelik haftaları büyüdükçe, arttıkça daha da artmaktadır. Karar verildiği andan itibaren yasal sınır olan onuncu haftanın kaçırılmaması çok önemlidir. Bu noktada operasyonu gerçekleştiren ya da gerçekleştirmek isteyen kişilerin bilgilenmesi açısından belirtebiliriz ki, daha önce hamile kalmamış ya da kaçıncı gebelik sonlandırma operasyonunu gerçekleştiren bir kadının daha sonraki dönemlerde hamile kalmasını normal şartlarda etkilememektedir.

Operasyona karar verildiğinde cerrahi müdahale hastanın genel durumu uygun olduğunda genel anestezi ya da çok sık olmasa da lokal anestezi ile yapılmaktadır. Genel anestezi uygulandığı takdirde kürtaj süresince hasta uyuyacaktır ve hiçbir şey hissetmeyecektir. Lokal anestezi uygulandığında ise, hastalara yatıştırıcı uygulanarak hastanın gerginliğinin azaltılması amaçlanır. Rahim ağzı uyuşturulur. Bu noktada hasta karın ve kasıkta oluşabilecek ağrıyı duyabilir. Genel anestezi, operasyonun süreci için tercih edilmektedir. Bu da hastanın ağrı, acı duymamasını sağlayacağı gibi oluşabilecek yan etki ve riskleri de minimuma inmektedir. Küretaj operasyonları iki başlıkta toplayabiliriz. En sık kullanılan yöntem vakum aspirasyonudur. Gebelik emilerek boşaltılır. Daha az başvurulan yöntem ise metal küretler yöntemidir. Bu yöntem de rahmin kazınması yöntemidir.

Kürtaj Operasyonunun Aşamaları:

  • En çok tercih edilen uygulamalarımızda, hasta uyutulur. Uyutulduktan sonra antiseptik solüsyonlar ile cerrahi işlemlerin yapılacağı alanlar temizlenir. İşlemin rahat yapılabilmesi için hastaya pozisyon verilir. Uygun şekilde örtülerek rahmin durumu ve büyüklüğü değerlendirilerek muayene yapılır. Rahmin durumu anlaşıldıktan hemen sonra vajinal spekulum yerleştirilmektedir. Yerleştirilmesiyle de rahim ağzı görünür hale gelecektir. Yine antiseptik solüsyonlar ile vajina ve serviks temizlenir. Lokal anestezi devreye giriyorsa o zaman bu noktada serviks ve vajina antiseptik solüsyonlar ile temizlenecek, serviksin her iki yanına ilaç enjekte edilecektir. Bu aşamadan sonra tenekulum veya tekdişilli adı verilen bir alet ile rahim ağzı tutulur. Tenekulum çekilir ve rahim düz bir hale getirilir.

 

  • Dilatasyon adı verilen işlem gerçekleştirilir. Yani buji aleti ile rahim ağzı genişletilir. Mümkün olan en ince buji kullanılmaktadır. Çaplarının mm cinsinden büyüklüğüne göre numaralandırılmaktadır. Çoğunlukla altı ya da yedi numaralı bujiye kadar işlem gerçekleştirilmektedir.

 

  • Bahsettiğimiz işlem Dilatasyon tamamlandıktan sonra, plastik kanüller rahim ağzından geçirilir ve rahim boşluğuna ulaşılır. Kanül yerleştirilir ve ucu 60 cl lik vakum oluşturan spesifik enjektöre bağlanmaktadır. Enjektörün düğmesi açılır, negatif basınç oluşması sağlanacaktır

 

  • Yapılan işlemler sırasında içeride parça kaldığından şüphe edilirse metal küretler yardımıyla kavite daha iyi temizlenecektir. Eskiye oranla bu küretler çok tercih edilmemektedir. Rahmin delinmesi ya da rahim iç zarlarında oluşacak yapışkanlık gibi riskleri ortaya çıkararak ileride oluşabilecek kısırlık ihtimalini de arttırmaktadır. Ayrıca on haftalıktan daha küçük hamileliklerin sonlandırılmasında keskin küretlerin kullanılmasına gerek de yoktur. İstisnasını da tıbbi bir sebeple kurul karar verirse on haftadan büyük bir hamileliğin sonlandırılmasında işlem daha büyük kanüllerin vakum cihazlarına bağlanmasıyla gerçekleştirilir. Daha sonra keskin küretler ile içeride parça kalıp kalmadığı kontrol edilmektedir.

 

  • İşlemler bittikten sonra karından ya da vajinal ultrasonografi yapılarak son kontroller gerçekleştirilir. Kürtaj hamileliğin büyüklüğüne bağlı göre beş ile on dakika arasında bir sürede tamamlanmaktadır. Ameliyat sonrasında adet ağrısı şeklinde bir ağrınız olacağı için ilaç tedavisi ile kontrol altına alınabilir. Genel anestezi ile gerçekleştiyse bile ameliyattan hemen sonra uyanılmakta, beş dakika sonra sersemlik de kaybolmaktadır. Sersemlik kaybolduktan sonra da ayağa kalkabilir, 30 dakika gibi kısa bir süre sonra da evinize gidebilirsiniz. Operasyonun bitiminden 2 saat sonra kişi normal, sosyal hayatına hatta iş hayatına dönebilecek durumda olacaktır.

 

Operasyon ile ilgili bir bilgi aktaralım. Operasyonu olan kişinin kan grubu Rh (-) ve eşinin kan grubu Rh (+)  ya da eşinin kan grubu bilinmediği durumlarda Anti-D iğnesi operasyon sonrasında ilk yetmiş iki saat içerisinde yaptırılırsa, daha sonra çocuk sahibi olmak istendiğinde hamile kalındığında kan uyuşmazlığının önüne geçilecektir. Aynı zamanda tıbbi gerekçeyle operasyon gerçekleştiyse, bu düşük nedeniyle olabileceği gibi, anormal olan bebek ya da cansız gebelik durumlarından da kaynaklanabilir, bu gibi durumlarda operasyon sırasında elde edilen metaryal genetik inceleme yapılması için pataloğa gönderilerek bir daha aynı durumla karşılaşılmamasının önüne geçecek çözümler de bulunmasına yardımcı olacaktır.

Gebelik Sonlandırma Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Detaylar

Gerekli tetkikler, muayeneler yapıldı, operasyona karar verildi, gerekli önlemler alınarak operasyon tamamlandı diyelim. Sonraki aşama artık Kürtaj yapıldıktan sonraki sürecin en iyi şekilde kontrol edilmesidir. Operasyondan sonra sıvı gıda ve içecekler tüketilebilir. Mide bulantısı yaşanmazsa da normal beslenme düzenine geçilebilir.  Bununla beraber, genel anestezi ile küretaj yapıldığı zaman dikkat gerektiren önemli karar ve araba kullanmak gibi eylemler beklemeye alınmalıdır. Araba kullanmaya da altı ila sekiz saat sonra başlanılması gerekir. Operasyon sonrasında, hamileliğin haftasına bağlı olarak iki üç gün adet kanamasına benzer yoğun ya da az olarak kanama gerçekleşebilir.  Ameliyatın akabinde kanama olmazsa bir haftayı takip eden dönemde az bir ağrı ile kanama olabilir. Bu dönemde aynı şekilde adet ağrılarına benzer kasık, karın sancıları söz konusu olabilir. Sancıları en aza indirmek için herhangi bir ağrı kesici kullanmak sorun teşkil etmez.

İlerleyen dönemdeki regl dönemi yirmi ile kırk gün sonra gerçekleşecektir. Sonuçta gebelik sonlandırma işleminden çıkıldığı için normal döneminde gelmemesi normaldir. Kırk gün içerisinde regl olunmadığı zaman kesinlikle doktora görünmeniz gerekir. Operasyondan sonra kanama devam ettiği müddetçe havuza, denize ve küvete girmek kesinlikle yasaktır. Müdahalenin yapıldığı gün de dahil olmak üzere, vajene mikrop kapmasını sağlayacak şeylerin girmesini önlemek adına duş alınması sorun olmaz. Denize ya da havuza girmek istendiğinde operasyondan yedi ila on gün sonra girilmesi gerekecektir. Tampon kullanımı yasaktır. Burun kanamalarında yaşandığı gibi taze kanın gelmesi şeklinde kanama geldiğinde ya da ateş otuz sekiz dereceden fazla olduğu takdirde vakit kaybetmeden doktora başvurulması zaruridir. İstenmeyen hamileliklerin önüne geçmek için hastaya en uygun doğum kontrol yöntemleri hakkında bilgi verilmelidir. Gebelik sonlandırma ameliyatından sonra tekrar hamile kalmak istenirse, vücudun eski haline gelip toparlanması iki üç aylık bir periyot gerektireceği için beklenilmesi önerilir. Ki zaten operasyondan sonra bir hafta cinsel ilişki yasaktır. Daha sonrasında da prezervatif kullanarak cinsel ilişkiye girilebilir. Enfeksiyon riskinden korumakla beraber hamile kalma durumundan da uzak durmuş olunacaktır. Operasyondan bir hafta sonra kontrole gidilmelidir.


logo

İNCE KLİNİK olarak Deneyimlerimiz ile tüm hastalarımızın beklenti ve ihtiyaçlarına çözüm bulup,kadın sağlığı alanında İzmirde fark yaratan bir merkez olmak için ilerlemeye devam ediyoruz Anlayışımız; kadın sağlığını ilgilendiren en kritik konularda,uygun olan en iyi çözümü hastalarımıza sunmaktır. Farkımız ; En ileri teknolojik donanım yanısıra yüksek standartlara sahip olan bir klinik olmamızdır.

Tüm hakları saklıdır. Seo Uzmanı Mustafa Mutlu

Telefon
Konum