Çikolata Kisti Nedir?

Ağustos 9, 2018 by Sevil karaman0
ikolata.jpg

Çikolata Kisti Nedir?

Endometriozis ya da herkesçe bilinen adıyla çikolata kisti, rahim mukozasında yer alan epitelyum dokusundan kopup ayrılan hücrelerin, rahimden az çok uzaktaki dokularda meydana getirdiği tehlikesiz bir tür urdur. Çikolata kistleri, rahimin içini döşeyen ve endometrium olarak bilinen tabakanın yumurtalıklarda olması ve her adet döneminde kanayarak kist haline gelmesi sonucu ile oluşur. Her adet döneminde kanayan kistin içinde uzun süreler boyunca kalan kan, bir zaman sonra pıhtılaşır ve erir, bunun sonucunda da aynı çikolataya benzeyen bir rengi ve kıvamı alan bir sıvı halini alır. Bu nedenle bu kistler “çikolata kisti” olarak anılmaktadır. Bu urlar kadında ağrıya, kısırlığa ve diğer bazı sorunlara neden olabilir. Rahmin iç zarında olan kanama ile birlikte endometrium dokusunun dışarıda odaklandığı yerlerde de kanamalar meydana gelmekte ve bu hastalık, hastada çeşitli sorunlara neden olmaktadır. Genelde bu hastalık geç teşhis edilmektedir. Yaklaşık olarak çikolata kistinin ilk belirtiyle teşhis arasında 6 seneye yakın bir süre geçer. Rahim içini döşeyen yapı gibi çikolata kistleri de adet döneminin etkisi altındadır. Adet dönemi içerisinde bu urlarda da kalınlaşma ve kanama olur. Çikolata kistlerinin en sık görüldüğü yerler, karın boşluğu ve özellikle de yumurtalıklarda ve pelvis adındaki kalça boşluğudur.  Çikolata kistleri genelde etrafa yapışıklıklar gösterir.  Genellikle ultrasonografide yumurtalık içerisinde yer alan yoğun granüllü kistik kitlelerin görülmesi ile tanısı konulabilir.

Endometriozis iyi huyludur. Henüz tam olarak çözülmemiş, çaresi bulunamamış bir hastalıktır. Günümüze kadar birçok olasılık ortaya atılmış ve tartışılmışsa da, bu rahatsızlığın kökeni, ilacı ve tedavisi tam olarak bulunabilmiş değildir. Çikolata kistlerinin vücutta ortaya çıktığı yer % 80 itibarıyla yumurtalık bölgesidir. Fakat rahim içinde yer alan söz konusu doku (endometrium) karın içindeki organlarda bulunabildiği gibi karın dışında da bulunabilmektedir. Endometriyozis hastalığının kadınlarda görülme oranı çoğunlukla % 2 ile % 5 arasındadır.

Endometriosis Neden Oluşur?

Nedenini açıklamaya yönelik çeşitli teoriler öne sürülse de çikolata kistlerine hangi faktörlerin sebep olduğu bilinmemektedir.
Endometriosisin nedeni ile ilgili en fazla kabul gören kanı ise genetik olarak bu hastalığa yatkınlığı olan hastalarda, hastaların karın içinde yer alan belirli yüzeylerinde ya da dokularında, hücrelerinin yapısal olarak bir değişikliğe uğraması ve endometrium dokusunun, adet döngüsü esnasında tüpler aracılığı ile karın boşluğuna geçmesinin bu değişimi kolaylaştırması ile yeni çikolata kisti odaklarının oluşması teorisidir. Ayrıca kişinin bağışıklık sisteminin zayıf olmasının da çikolata kistlerine neden olabileceği ifade edilmektedir. Tam olarak nedeni için bir şey söylenemese de şu nedenlerden dolayı çikolata kisti oluşabilir:

  • Çevresel nedenler
  • Bağışıklık sorunları
  • Adet kanının karın boşluğuna akışı (Retrograd menstrüasyon)
  • Genetik
  • Lenf sistemi
  • Doku farklılaşması (Metaplazi)

Çikolata Kistlerinin Belirtileri Nelerdir?

Endometriosisin yumurtalıklarda oluşması halinde kistler oluşabilir. Bunlara çikolata kistleri denir. Bu kistler çok büyüdükleri takdirde ciddi problemlere neden olabilirler.

Endometriosis belirtilerinin nitelikleri ve şiddetleri, hastalığın yerleşmiş olduğu bölge ve yayılma durumuna göre değişkenlik gösterir. Sık olarak da herhangi bir problemi olmayan hasta gruplarında da bulunabilen bir tür hastalık olması sebebi ile endometriosis, çoğu zaman bir belirti göstermeyebilir.

Endometriosisin semptomlara yol açma nedeni, her ay hastalığın bulunduğu bölgede aynı şekilde adet kanaması gibi kanamanın olmasıdır. Bu rahatsızlığın belirtileri şunlardır:

  • Adet öncesinde başlayan ve adet sırasında belirgin hale gelen ağrı
  • Yorgunluk ve sırta vuran ağrı
  • Adet sırasında kabızlık ya da ishal görülmesi
  • Bağırsak hareketlerinde düzensizlik olması
  • Belde ve kasık bölgesinde ağrı
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • Bacakları etkileyen ağrı
  • Gebe kalamama
  • Bulantı ve kusma etkisi
  • İdrar ve dışkıda kan görülmesi
  • Sıkça idrara çıkma

Endometriosis İnfertilite İlişkisi Nedir?
Eğer kadında şiddetli bir endometriosis bulunuyor ise, üreme organları arasındaki anatomik ilişkinin bozulması ve yapışıklıklar nedeni ile tüplerde ortaya çıkan tıkanıklıkların infertiliteye (kısırlık) yol açması durumu herkesçe bilinir.
Çok düşük ya da orta derecede endometriosisin ne oranda ve de ne şekilde infertiliteye(kısırlık) yol açtığı ise tartışılan bir durumdur. Gerçek olan şudur ki endometriosis, infertiliteye çok sık olarak eşlik eder.
Ancak genellikle bir arada görülen bu iki hastalık arasındaki neden-sonuç ilişkisini kurmak kolay olmamaktadır. İnfertilite(kısırlık) sebebiyle yapılan laparoskopilerin %21 ya da %48’inde bu hastalığın varlığı görülürken, infertilite(kısırlık) dışında başka bir neden ile, örneğin tüplerin bağlanması gibi, yapılan laparoskopi operasyonlarında bu oranın %1.3 ya da %5 olduğu görülmektedir. Diğer bir garipsenecek durum ise, şiddetli olarak erkek faktörlü infertilite(kısırlık) nedeni ile başka bir vericiden alınan sperm kullanılarak yapılmış olan aşılama tedavilerinde, endometriozise sahip kadınlarda gebelik şansının belirgin oranda düşük olduğudur.

Endometriosis Tanısı Nasıl Konur?

Kadınlarda endometriozis şüphesini ortaya çıkaran en önemli belirtiler, ağrılı cinsel ilişki(disparoni), sancılı adet görme (dismenore, ağrılı menstruasyon) ve infertilite(kısırlık) şikayetleridir. Özellikle adet döngüsünün başladığı yaşlardan daha sonra ortaya çıkan ve zamanla sürekli artan, şiddeti de zaman içerisinde giderek artan adet ağrıları, endometriozis konusunda önemli bir uyarıcıdır.Muayene ile endometriozisin tanımlanması oldukça zordur. Vajina ile kalın bağırsağın son bölümü arasında yer alan dokudaki odakların görülmesi şiddetli bir endometriozis varlığını düşündürür.

Yapılan ultrason incelemeleri ile de endometriosis tanısı konulamaz. Bu şekilde sadece endometriosusa bağlı olarak gelişmiş over kisti olan  çikolata kistleri  oluştuğu görülebilir. Bu rahatsızlıkta kesin tanı laparoskopi ile konur. Ayrıca ultrason ve magnetik renozans aracılığıyla da teşhis konulabilir. Özellikle kadının mensturuasyon (adet kanaması) sırasında yapılan pelvik muayenesi,  farklı zamanlarda yapılan muayeneye oranla teşhiste 5 kat fayda sağlamaktadır. Endometriosisin şiddetine karar verme aşamasında ise, eğer değerler CA-125: 65 değerinden düşük ise hafif derecede endometriosis, eğer değerler 100’den fazla ise şiddetli derecede endometriosistir. CA-125 tümör markeridir. Endometriozis hastalığının varlığı kan değerlerinde yükselme ya da düşme şeklinde de belli olabilir. Yalnız teşhis için bu değerin ölçümü gerekli değildir. Belirli durumlarda Ca-125 düzeyi artar;

  • Mensturuasyon (adet kanaması)
  • Gebelerde (hamileler)
  • Epitelyal over (yumurtalık) kanserlerinde
  • Endometrioziste
  • Pankreatitte
  • Kronik karaciğer hastalığında
  • Pelvik inflamatuar (enfeksiyon) hastalığında
  • Adenomiyoziste
  • Miyomlarda artar

Endometriosis Tedavisi Nasıl Yapılır?

Endometriosusda Tıbbi Tedavi

Endometriosusda yapılan tıbbi tedavinin amacı kadında yumurtlamayı geciktirmek, baskılamak ve adetleri uzun bir süre durdurarak hastalığı geriletmektir. Bu amaçla genellikle doğum kontrol hapları ya da GnRH analoğu olarak bilinen ve yalancı menopoz hali yaratmaya yarayan ilaçlar (Danazol, Lucrin, Synarel, Zoladex, Decapeptyl, Suprefact) kullanılmaktadır.
Çikolata kisti yani Endometriosus hastalığının tedavisinde, GnRH analogları ve yalancı menopoz hali yaratmaya yarayan ilaçların yanı sıra danazol adlı ilaç da uzunca bir süredir kullanılmaktadır.
Ne yazık ki hem yalancı menopoz hali yaratmaya yarayan ilaçlar hem de danazol ilacını kullanımı kesildikten sonra çikolata kisti odakları yeniden alevlenmekte ve hastalarda şikayetler yeniden artmaktadır. O yüzden bu ilaçlar ancak belli durumlarda uygulanabilmektedirler.
Sonuç olarak infertilite(kısırlık) tedavisi başlayacak olan hastalarda, öncelikle endometriosis tedavisinin uygulanıp uygulanmayacağı ya da cerrahi tedaviden sonra oluşan anatominin aşılama amacına uygun olup olmadığı ve dış gebelik riski gibi sorular tartışılıp bir karara varılır. Oral kontraseptif denilen ve herkesçe doğum kontrol hapları olarak bilinen ilaçlar devamlı olarak hastaya verilir. Amaç hastanın adet döngünün kesilmesini sağlayarak amonere oluşturmaktır. Bu yol ile adet sırasında tüplerden geriye kaçışın olması engellenir ve endometriosis odakları kaybolacaktır. Danazol 17 alfa etinil testosteron ilacı günlük olarak 600 – 800 miligram civarında verilir ve bu ilacın androjenik, antiprogestenik ve anti östrajenik etkisi olmakla birlikte çoğunlukla gstinon danasol benzeri bir etki gösterir. Bu ilaç GnRh analogları hipofizde inhibisyon yaparak adetten kesilme ve endometrial küçülmeye sebep olur. Bu ilaç tedavisi sırasında östrojen seviyesi azalacağı için kadınlarda kemik erimesi gibi bir durumun olmaması için bu ilaçlarla aynı zamanda alendronat, aktif vitamin D3 ve kalsiyum verilmesi gereklidir. Pentoksifilin ise hastalara tadavi sırasında bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi amacıyla verilir.

Endometriosusda Cerrahi Tedavi
Hastalığın ciddiyeti kadının infertilite öyküsü, gebe kalma isteği, yaşı cerrahi tedavinin biçimini ve ağırlığını belirler. Ne yazık ki, kadının rahminin bile çıkarılması % 30 hastada ağrının kalkmasını sağlayamaz. Tüp-yumurtalık ilişkisinin bozulduğu hastalarda ilk cerrahi çok etkilidir, ancak tekrarlayan girişimler fertiliteyi düzeltmede daha etkisizdir.
Genellikle laparoskopi ile gerçekleştirilen en sık cerrahi operasyonlar; yumurtalık, tüp ve rahimi çevreleyen yapışıklıkların düzeltilmesi, endometriotik lezyonlar, ovarian kistlerin alınması, lezyonların yakılması, koterizasyon ya da vaporizasyonudur. Laparoskopi ile rahimi arkadan asan “uterosakral sinirin yakılması ve kesilmesi (LUNA)” işlemi, ağrıyı özellikle adetler sırasında görülen şiddetli ağrıyı gidermede oldukça faydalıdır ve bu tür şikayetlerde % 85 oranında iyileşme sağlanabilmektedir. Eğer hastada çok daha şiddetli ağrılar olursa presakral nörektomi olarak bilinen operasyonla bu bölgeye gelen sinirler kesilir. Yumurtalıktaki endometriomalar mutlaka zarıyla soyularak çıkartılmalıdır. Aksi taktirde çok kısa süre içerisinde kistin tekrarladığı görülecektir. Kist duvarının tamamı ile alınmadığı zamanlarda kalan kist odağı, elektrik enerjisi, argon ışını ya da CO2 lazer aracılığıyla tahrip edilmelidir. Birinci ve ikinci evrede yer alan endometriosis, infertilite için cerrahi işlem yapılmaz. İnfertilite(kısırlık) yerine disparonia (cinsel birleşmede ağrı) ya da dismonere (adet sancısı) var ise laparoskopiyle bu lezyonlar koterize (yakma işlemi) edilir. Üçüncü evrede yumurtalıklarda endometriomalar (çikolata kistleri) 4 cm den fazla ise tüp bebek için çıkartılması uygun görülmektedir. Kalınbağırsağın son kısmı ve vajinayla ilgili olarak endometriozisin dördüncü evresinde, bunların yani çikolata kistinin cerrahi işlem kullanılarak kesinlikle çıkartılması gerekir. Çıkarılma sebebi ise, makata (anüs) vuran şiddetli ağrılar yapmasıdır. Kitlelerin çıkartılması ile işlem sonrası tekrar ortaya çıkmaz.

Çikolata Kistleriyle Uğraşmamak İçin Uzak Durulması Gereken Gıdalar

  • Şeker tüketimi
  • Çikolata
  • Tüm kırmızı etler ve işlem görmüş et ürünleri
  • Hidrojene edilmiş yağlar
  • Kafein
  • Katkı maddeleri ve işlenmiş gıdalar
  • Tereyağı gibi doymuş yağlar, bazı peynirler ve etler

 

 


Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *


logo

İNCE KLİNİK olarak Deneyimlerimiz ile tüm hastalarımızın beklenti ve ihtiyaçlarına çözüm bulup,kadın sağlığı alanında İzmirde fark yaratan bir merkez olmak için ilerlemeye devam ediyoruz Anlayışımız; kadın sağlığını ilgilendiren en kritik konularda,uygun olan en iyi çözümü hastalarımıza sunmaktır. Farkımız ; En ileri teknolojik donanım yanısıra yüksek standartlara sahip olan bir klinik olmamızdır.

Tüm hakları saklıdır. Seo Uzmanı Mustafa Mutlu

Telefon
Konum