Menopoz, Osteoporoz | Kemik Erimesi | Tedavisi | İlaçları | İzmir
   0 (232) 421 90 50
   bilgi@drersozince.com

MENOPOZ VE OSTEOPOROZ

MENOPOZ VE KEMİK ERİMESİ TEDAVİSİ


0 (232) 421 90 50


DOKTORUNUZA SORUN



Op. Dr. Nurettin Ersöz İnce' ye Sorun





MENOPOZ VE OSTEOPOROZ

Menopoz Nedir?

Menopoz, Latince’deki “meno” ve “pause” kelimelerinin birleşiminden gelmektedir ve adet kanamalarının durması anlamını taşır. Ergenlik dönemi gibi bir dönemdir ve bu dönemde üreme çağı sona ermekte, adet kanamaları bitmektedir. Kadın için doğurganlığın artık kalmaması anlamına gelir. Menopoz dönemi klimakterium olarak da adlandırılmaktadır.

Zamanla yumurtalıkların yaşlanmasıyla genellikle 40’lı yaşlardan sonra kadın hormonları olan östrojen ve progesteron salınımının azalması, menopoz döneminin gerçekleşme sebepleri olarak görülmektedir. 1 yıldan uzun sürede adet görmeyen kadınlar menopoza girmiş kabul edilir ve artık bu dönem öncesine menopoz öncesi (premenopozal dönem), sonrasına da menopoz sonrası (postmenopozal dönem) denir. Çoğunlukla 40 ile 60 yaşlar arası görülmekle beraber erken dönemde çeşitli sebeplerle de ortaya çıkabilmektedir. Erken zamanlarda rastlandığında erken menopoz olarak adlandırılır.

Menopoz Belirtileri Nelerdir ve Tanısı Nasıl Konur?

Menopoz belirtileri kadından kadına farklılık gösterebilmekte, değişik şiddetlerde belirtiler verebilmektedir. Erken dönem belirtileri nörolojik ve psikolojik bir takım bulgulardır. Sıcak basmaları ve uyku problemleri, yorgunluk, halsizlik, unutkanlık, odaklanma sorunları, idrar ve üreme yollarıyla alakalı idrar yapmada zorlanma, yanma, cinsel sorunlar (libido kaybı), olası kalp damar hastalıkları ve kemik erimesi (osteoporoz) gibi durumlar da menopoz döneminde gözlenebilen ve olasılığı artan problemlerdir. Östrojen eksikliğiyle alakalı semptomlar hemen gözlemlenebilirken, kalp damar problemleri ve kemik erimesiyle alakalı sorunlar genelde zamanla ortaya çıkmaktadır.

Eskiden teşhis amaçlı vajinal smear kullanılmaktaydı. Ancak bu yöntem, duyarlılığı düşük olduğu ve kadınlar arasında çeşitlilik göstermesi sebebiyle artık tercih edilmemektedir. Tahlillerde östrojen seviyesinin 20’nin altında olması, FSH (folikül uyarıcı hormon) ve LH (luteinleştirici hormon) miktarlarının en az 3 ölçümde de 40’ın üzerinde çıkması menopoz için önemli bulgulardır.

Menopoz Tedavisi

Menopoz öncesi ve menopoz sonrası dönemlerdeki tedaviler olarak iki başlıkta tedavi sürecini incelemek mümkündür.

Menopoz Öncesi (Premenopozal Dönem) Tedavi

Yumurtalıkların yaşlanmasıyla beraber FSH ve yumurtalıklarda üretilen östrojen hormonları eskisi gibi ritmik salınımlarını koruyamaz. Hastanın şikayetleri doğrultusunda bir tedavi şeması çıkarılabilir. Genellikle ateş basması ve adet kanamalarındaki düzensizliklerin giderilmesine yönelik bir yaklaşım izlenir. Çoğunlukla hormonal tedaviler olmakla beraber, verilen hormon miktarları menopoz sonrası dönemden farklılık gösterir. Bu noktada temel amaç hastanın şikayetlerini azaltarak sürecin rahat geçmesini sağlamaktır.

Menopoz Sonrası (Postmenopozal Dönem) Tedavi

Genellikle azalmış olan östrojen hormonunun takviye edilmesi şeklinde bir yaklaşım izlenir. Burada en önemli nokta hangi hormonların ne şekilde ve ne kadar süreyle kullanılması gerektiğidir. Ateş basması ve vajinal incelme gibi şikayetler doğrultusunda kişiye nasıl bir tedavi uygulanması gerektiğine dair bir yol çizilebilir.

Menopoz sürecinde kalsiyumdan zengin ve kemik kaybını engelleyici bir beslenme şekli (diyet) ve egzersizler de büyük önem taşımaktadır.

Kemik Erimesi (Osteoporoz) Nedir?

Osteoporoz yani kemik erimesi, kemikte mineral miktarının azalmasıyla dayanıklılığının ve kalitesinin düşmesi durumudur. Kemiğin mikroskobik yapısında bozulma görülür ve kırılma riskinde artış başlar. İnsan vücudunda kortikal kemik ve trabeküler kemik olarak iki tip kemik çeşidi vardır. Osteoporoza bağlı kırıklardan en çok omurgalarda ve uzun kemiklerin uç kısımlarında bulunan trabeküler kemik yapıları etkilenebilir. Osteoporoz (kemik erimesi) durumlarının yaklaşık %47’si omurlarda, %20’si kalçada, %13’ü bileklerde ve %20’si de diğer kemiklerde gözlemlenmektedir.

Kimlerde Kemik Erimesi Daha Sık Gözlemlenir?

En önemli faktörlerden biri yaştır ve ileri yaşta osteoporoz riski artar. Kadınlarda kemik erimesi erkeklere göre daha çok görülür. İnce kemik yapısı, ailesel (genetik) faktörler, 45 yaş öncesinde menopoza girilmesi, uzun süre adet görememe tipinde adet düzensizliği, kalsiyum eksikliği, egzersiz yapmama, sigara ve aşırı alkol kullanımı, çeşitli hormonal rahatsızlıklar gibi durumların kemik erimesi riskini arttırdığı düşünülmektedir.

Kemik Erimesi Tanısı Nasıl Konur?

Normal röntgen filmi yerine DEXA diye tabir edilen bir yöntemle ve kemik tomografisiyle uyluk başı bölgesi, omurlar ve kol kemiklerinin incelenmesi sonucu teşhis koymak gereklidir. Bu yöntemlerin sonuçlarında normal, osteoporoz başlangıcı (osteopeni), osteoporoz ve ileri düzey osteoporoz gibi sonuçlar ortaya çıkabilir.

Kemik Erimesi Tedavisi Nasıl Yapılır?

Osteoporoz yani kemik erimesinin durdurulması mümkünken kaybedilen kemiğin yerine getirilmesi zordur. Kemik erimesinin durdurulmasıyla eğer ilerlemiş düzeyde bir osteoporoz vakası değilse, hormon ilaç tedavisi gibi yöntemlerle kırık oluşma riski de büyük oranda azalmış olur.

Östrojen ilaçları tedavisiyle kol ve kalça kırıklarında yaklaşık %50-60 kadar azalma, kalsiyum takviyesiyle beraber de omurga kemiği kırıklarında ortalama %80 kadar bir düşüş gözlemlenebilmektedir. Bu tedavi uzun dönemli bir tedavidir ve bırakılmamalıdır. En az 5 yıllık bir tedavi sonrasında etkili sonuçlar elde etmek mümkündür.

Yürüyüş ve vücudu zorlamayacak egzersizler, sigara ve alkolun bırakılması, doğru bir diyetle kalsiyum alınma oranının arttırılması da kemik erimesi (osteoporoz) tedavisi sürecinde büyük önem taşımaktadır.

Menopoz ve Kemik Erimesi (Osteoporoz) Tedavisi Yapan Doktorlar

Menopozla alakalı rahatsızlıkların ve beraberinde oluşabilecek kemik erimesi gibi problemlerin tedavisi için uzman ve deneyimli bir hekime başvurulması önemlidir. Belirli durumlarda diyetisyen yardımı da bu süreçte gerekli olur.

Op. Dr. Nurettin Ersöz İnce'ye Sorun